Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3154 E. , 2026/2021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2112 Esas, 2024/1536 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3154 E. , 2026/2021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2112 Esas, 2024/1536 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.07.2024 tarihli ve 2024/124 Esas, 2024/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 188/3,188/4-a,62,52,53, 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.09.2024 tarihli ve 2024/2112 Esas, 2024/1536 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’ un 280.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine, yeterli delil elde edilmediğine, adli arama kararının olmadığına, delillerin hukuka aykırı olduğuna, uyuşturucu maddenin kullanım sınırında olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanığın ikametinde uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgi edinilmesi ikametin kolluk görevlilerince adresin takibe alındığı, tanıklar .. ve ..'nın ikamette sanık ile görüşüp ayrıldığı kesintisiz takip sonucunda durduruldukları zaman üstlerinden uyuşturucu madde ele geçirildiği akabinde sanığın ikametinde yapılan aramada, bahçe duvarına serilmiş halde bulunan halının altında tuğla arasına gizlenmiş 1 adet siyah renkli çorap içerisinde 5 adet kilitli şeffaf poşet içerisinde eroin, ikamet içerisinde 1 adet plastik kutu içinde çok sayıda uyuşturucu madde fişeklemede kullanılan farklı renklerde saç tokaların ele geçirildiği sanığın bu suretle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanığın olay tarihinde farklı zaman dilimlerinde tanıklar .. ile ..'ya uyuşturucu madde vermek suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık savunması, olaya ilişkin tutanaklar, tanık beyanları, teşhis tutanakları, ele geçirilen uyuşturucu maddenin bulunuş şekli ile uzmanlık raporu birlikte değerlendirildiğinde suçun unsurlarının oluştuğu, yeterli delil elde edildiği, somut olayda delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen husus dışından hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.09.2024 tarih ve 2024/2112 Esas, 2024/1536 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın ikametinde uyuşturucu sattığı bilgisi üzerine adres takibe alınmış; sanıkla görüşüp ayrılan iki tanık kesintisiz takip sonucu durdurulduğunda üstlerinde uyuşturucu madde bulunmuş, ikamette yapılan aramada ise bahçe duvarındaki halının altında tuğla arasına gizlenmiş çorap içinde beş poşet eroin ile fişeklemede kullanılan saç tokaları ele geçirilmiştir. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ticaret suçundan kurduğu mahkûmiyete yönelik istinaf İstanbul BAM 4. Ceza Dairesince esastan reddedilmiş, dosya temyize gelmiştir.
Hukuki İlke: Daire, sanığın aynı gün farklı zaman dilimlerinde iki tanığa uyuşturucu vermesi karşısında TCK'nın 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken uygulanmamasının eksik ceza tayini oluşturduğunu saptamış, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bunu bozma nedeni yapmamış; tanık beyanları, teşhis tutanakları, maddenin gizlenmiş bulunuş şekli ve uzmanlık raporuna dayanan sübut kabulünü ise hukuka uygun bulmuştur.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hüküm CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca oy birliğiyle onanmış; zincirleme suç uygulanmaması yalnızca eleştiri olarak kayda geçmiştir.
Dava Strateji Notu: Aynı gün içinde birden fazla kişiye satışın zincirleme suç sayılıp cezayı artıracağı bu kararda açıkça teyit edilmektedir; müdafi, savcılığın aleyhe temyiz edip etmediğini izlemeli ve aleyhe başvuru yoksa temyizin sanık açısından ek risk taşımadığını bilerek hareket etmelidir. Adli arama kararı yokluğu itirazının, alıcılar üzerinden yürüyen kesintisiz takip ve ev araması kurgusunda sonuç doğurmadığı da görülmektedir.