Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3161 E. , 2026/2240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1517 Esas, 2024/1522 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hü
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3161 E. , 2026/2240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1517 Esas, 2024/1522 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 21. Ceza Mahkemesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2024/17 Esas, 2024/105 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53, 63, 54/1, 54/4 maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 21.05.2024 tarihli ve 2024/1517 Esas, 2024/1522 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın cep telefonuna hukuka aykırı şekilde el konulması nedeniyle, görüşme içeriklerinin yasak delil niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınamayacağına kaldı ki görüşme içeriklerinin somut olayla bağdaşmadığına, sanığın suça konu maddeyi kullanmak maksadıyla bulunduruğuna ve madde miktarının kullanım sınırında olduğuna, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunamadığına, sanığın üst aramasında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesi kapsamında uyuşturucu madde bulunmadığına bu nedenle attırım cihetine gidilmesinin hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İstinaf Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hükmü destekleyecek ölçüde yeterli ve açıklayıcı olmadığına, tutanak mümzilerin tanık sıfatıyla dinlenmesi gerektiğine, adli arama kararı mevcut olmaksızın üst arama işlemi yapılması nedeniyle hukuka aykırı yöntemle ele geçirilen delillerin hükme esas alınamayacağına, sonradan alınan adli arama kararının ise usulüne uygun olmadığına, sanığın ele geçirilen maddeleri kullanmak maksadıyla bulunduruğuna ve madde miktarının kullanım sınırında olduğuna, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunu işlediğine ilişkin somut bir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamında göre; 02.10.2023 tarihinde .. plaka sayılı siyah sepetli motosikletle gelen şahısların .. Mahallesi ve .. Mahallesi ara sokaklarda uyuşturucu madde satışı yaptığına yönelik gelen ihbar üzerine 04.10.2023 tarihinde kolluk görevlilerince ihbarda bahsi geçen adrese intikal edildiğinde şoför mahallinde sanık ...'in, yolcu kısmında ise sanık ...'ın olduğu park halindeki çalışır vaziyette bulunan .. plaka sayılı motosikletin bekleme yaptığının görüldüğü, motosikletin yanına gidilmesi üzerine kaçmaya çalışan sanıklara müdahale edilmesinin ardından sanık ...'in yapılan kaba üst aramasında 3 parça halinde kokain maddesi ve 1 parça halinde esrar maddesi ele geçirildiği, sanık ...’in ise sağ cebinden çıkardığı 1 parça halinde esrar maddesini teslim ettiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama el koyma emrine istinaden sanık ...’un ikametinde yapılan aramada 11 parça halinde kokain maddesi ve 1 parça halinde esrar maddesi ele geçildiği olayda; sanıkların iştirak halinde ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, üst arama işleminin, arama kararının ve arama işleminin usulüne uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, üst arama tutanağı, arama ve el koyma tutanağı, kriminal raporu, sanıkların cep telefonları üzerine yapılan inceleme ve telefon görüşme tutanakları, ele geçirilen maddelerin niteliği, farklı neviden oluşu ve paketçikler halinde fişeklenmiş şekilde ele geçirilmiş olması karşısında Mahkemenin, sanıkların iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarında ''TCK 52/4 maddesi gereğince sanıklara verilen para cezasının miktarı ve sanıkların ekonomik durumu dikkate alınarak birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde sanıklardan tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan taksitlerin tamamının tahsil edileceğine'' karar verildikten sonra, kararda ''ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ihtarı yerine yasal işlem yapılacağının ihtarına karar verilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4-son maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) nolu paragrafta açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 21.05.2024 tarihli ve 2024/1517 Esas, 2024/1522 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesi hükmünün taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarında "yasal işlem yapılacağının" ibaresi çıkartılarak yerine "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Motosikletle ara sokaklarda uyuşturucu satıldığı ihbarı üzerine adrese giden kolluk, park hâlinde bekleyen motosikletteki iki sanıktan kaçmaya çalışanların kaba üst aramasında kokain ve esrar ele geçirmiş; savcının gecikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamındaki yazılı emriyle yapılan ev aramasında da 11 parça kokain ve esrar bulunmuştur. İlk derece mahkemesinin iştirak hâlinde ticaret suçundan kurduğu mahkûmiyetlere yönelik istinaf esastan reddedilmiş, sanıklar müdafileri yasak delil ve kullanım sınırı itirazlarıyla temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Daire, üst arama işleminin ve savcı emrine dayanan aramanın usulüne uygun olduğunu, telefon inceleme tutanakları ile farklı neviden ve paketçikler hâlinde fişeklenmiş maddelerin iştirak hâlinde ticareti kanıtladığını kabul etmiş; ayrıca adli para cezasının taksitlendirilmesinde, taksitin ödenmemesi hâlinde 'yasal işlem yapılacağı' ihtarıyla yetinilmesinin, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarını arayan TCK'nın 52/4-son maddesine aykırı olduğunu ve bu eksikliğin Yargıtay'ca düzeltilebileceğini belirlemiştir.
Uygulama Sonucu: BAM kararı CMK'nın 302/2. maddesi gereği bozulmuş; ancak yeniden yargılama gerektirmediğinden 303. madde uyarınca taksitlendirme kısmındaki ibare 'ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin' şeklinde değiştirilerek hüküm düzeltilmiş ve temyiz istemlerinin esastan reddi ile oy birliğiyle onanmış, salıverilme talepleri reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Yakalama anındaki kaba üst arama ile savcının yazılı arama-el koyma emrinin usule uygun bulunduğu bu dosyada yasak delil savunması aşılamamıştır; itirazın tutması için emrin verilme saati, yazılılığı ve aciliyet koşulu somut belgelerle çürütülmelidir. Adli para cezası taksitlendirme ihtarındaki eksikliklerin bozma değil düzelterek onama ile giderildiği, dolayısıyla bu tür usul hatalarının dosyayı geri kazandırmayacağı da bilinmelidir.