Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/321 E. , 2025/5179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/453 E., 2024/244 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebil
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/321 E. , 2025/5179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/453 E., 2024/244 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/178 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan verilen mahkumiyet kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarih ve 2021/1408 Esas, 2023/111 Karar sayılı kararı ile; "... 1. Sanığın cezaevinde hükümlü olarak bulunan akrabasını ziyarete geldiği sırada, yapılan üst aramasında ceket iç cebinde bir adet 9x19 mm dolu fişek ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın aşamalardaki savunmalarında, tespih işi ile uğraştığı için bazen süslemede mermi kullandığını ve bir kaç gün önce yolda bulduğu mermiyi cebinde unuttuğunu, cezaevine yasak eşya sokmak gibi kastının olmadığını, suçlamayı kabul etmediğini belirtmesi karşısında, merminin adedi, ele geçirme biçimi dikkate alındığında sanığın infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma kastı ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, eyleminin 6136 sayılı Yasa'nın 13 üncü maddesinin 4 fıkrası maddesinde düzenlenen pek az sayıda mermi bulundurma veya taşıma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Yapılan bu kabule göre de; hüküm tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. madde ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 75 inci maddesi uyarınca sanığa yüklenen pek az sayıda mermileri bulundurma veya taşıma suçunun temas ettiği, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddenin 4 fıkrasında düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur. 3. Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'una 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK'nın geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK'nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğundan bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. ..." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2023/453 Esas, 2024/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun' a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52, 58, 53. maddeleri uyarınca 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanıkta suç kastı bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde akraba ziyareti için İskenderun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gelen sanığın, yapılan üst araması sonucu ceket iç cebinde 6136 sayılı Kanun kapsamında taşınması yasak olduğu tespit edilen bir adet mermi bulunduğu ve sanığın bu şekilde yasak eşya kapsamında olan mermiyi X-ray cihazından geçerek ceza evine soktuğu iddiasına ilişkin olarak; Sanık hakkında "6136 sayılı Kanun' a aykırılık" suçundan kurulan hükümde; gerekçeli karar başlığına suç adı "İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma" olarak yazılmış ise de bu husus mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür. Sanık hakkındaki yargılama konusu eylem için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67/4. uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 10.05.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporu, sanık savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın üzerine atılı suçu gerçekleştirdiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2023/453 Esas, 2024/244 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.