Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3409 E. , 2026/2163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3449 E., 2024/3380 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3409 E. , 2026/2163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3449 E., 2024/3380 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü, I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve 2023/322 Esas, 2024/495 Karar sayılı kararı ile sanığın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a, 52/2, 52/4, 53, 54/4, 63, 58/6-7. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis ve 36.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 05.12.2024 tarihli ve 2024/3449 Esas, 2024/3380 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair hiçbir somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, atılı suçun oluşmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin ek savunma verilmeden uygulandığına, tayin edilen cezanın orantısız olduğuna, cezanın tayininde uygun bireyselleştirme yapılmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince 17.03.2023 tarihinde .. Mahallesi .. Caddesi üzerinde şüphe üzerine sanığın içinde bulunduğu aracın durdurulduğu, yapılan kontroller sırasında sanık ...'un araç altına bir cisim döktüğünün görüldüğü, bunun üzerine cismin döküldüğü alan kontrol edildiğinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, devamında aracın gözle görünür noktalarının da kontrol edildiği, aracın sağ arka koltuğu üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanıkta ele geçirilen madde nev'i ve miktarı nazara alındığında sanığın ele geçen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, yer tespit tutanağı, tartı tutanağı, ... Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, 16.06.2023 tarihli telefon incelemesi bilirkişi raporu, tanık beyanları, sanık savunmaları, uyuşturucu maddelerin ele geçirilme yeri ve şekli ile miktarı, kişisel kullanım miktarının üzerinde oluşu ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre sanığın ele geçen uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurduğuna dair Mahkeme kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında isabetsizlik bulunmadığı, 07.03.2024 tarihli celsede savunması alınan sanığın yüzüne karşı adli sicil kaydının okunmuş olması nedeniyle ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince ek savunma verilmesinin gerekmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin, temyiz istemleri yerinde görülmemiş, (2-3) numaralı bentlerde belirtilen düzeltme nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “5275 sayılı Kanun'un 106/3 maddesi uyarınca infaz edileceğinin'” ibaresi yazılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 3. Kriminal incelemeden iade gelen ve bizatihi suç teşkil eden suça konu uyuşturucu maddenin müsadere edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 05.12.2024 tarihli ve 2024/3449 Esas, 2024/3380 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin (5) no'lu bendinde yer alan "...5275 sayılı Kanun'un 106/3.maddesi gereğince infaz edileceği..." ibaresinin hükümden tamamen çıkartılarak, yerine "hapse çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin (10) no'lu bendinde yer alan, "raporun dayanağı şahit numunelerin" ibaresinden sonra gelmek üzere, "ve iade uyuşturucu maddelerin" ibarelerinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süreler dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Üsküdar'da şüphe üzerine durdurulan araçtaki sanığın araç altına bir cisim döktüğü görülmüş, dökülen alanda ve aracın sağ arka koltuğunda uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir. 16. Ağır Ceza Mahkemesi ikinci kez mükerrir sanığa 18 yıl hapis ve 36.000 TL adli para cezası vermiş, BAM istinafı esastan reddetmiş; Yargıtay 8. Ceza Dairesi esasa ilişkin itirazları reddedip yalnızca taksitlendirme ihtarı ve müsadere eksikliğini düzeltmiştir.
Hukuki İlke: Adli para cezası TCK 52/4 uyarınca taksitlendirildikten sonra karara '5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infaz edileceği' ibaresinin yazılması TCK 52/4'ün son cümlesine aykırıdır; ayrıca kriminal incelemeden iade edilen ve bizatihi suç teşkil eden uyuşturucu maddenin müsaderesine karar verilmesi zorunludur. Duruşmada adli sicil kaydının sanığın yüzüne okunması, TCK 58 uygulaması için ayrıca ek savunma alınmasını gereksiz kılar.
Uygulama Sonucu: Daire, BAM kararını CMK 302/2-4 gereği bozup ilk derece hükmündeki infaz ibaresini 'hapse çevrileceğinin' olarak değiştirmek ve iade edilen uyuşturucuların müsaderesini eklemek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermiştir; alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini TCK 61/1 ve 3/1'deki orantılılık ölçütlerine uygun bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: Adli sicil kaydı duruşmada yüze karşı okunmuşsa tekerrür için ek savunma verilmediği itirazı sonuç getirmez; bu itiraza dayanmadan önce duruşma tutanakları kontrol edilmelidir. Araçtan madde dökme gibi suçüstü benzeri yakalamalarda cezanın bireyselleştirilmesine yönelik itirazlar, madde miktarı yüksekse orantılılık ilkesine takılmaktadır.