Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3539 E. , 2025/7160 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3377 E., 2023/683 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf inc
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3539 E. , 2025/7160 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3377 E., 2023/683 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... ... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 16.03.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında 17.12.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan düşme kararı verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığın 07.11.2020 tarihli olayı kabul etmediklerine, sanığın kan ve idrarında uyuşturucu madde çıkmasının normal olduğuna, zira aradan uzun süre geçmeden biyolojik örnekler alındığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 17.12.2019 tarihinde sanıkta kullanım sınırları içerisinde kalacak şekilde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; İstinaf incelemesine konu edilen 06.08.2020, 22.09.2020, 07.11.2020 tarihli eylemler nedeniyle yerel mahkemece kurulmuş bir hüküm olmaması nedeni ile suç duyurusunda bulunulduğu anlaşıldığından temyizin 17.12.2019 tarihli eylemle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/8. maddesinde yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının (...), kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2-3. madde ve fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (...) kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı, dolayısıyla, ... kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların ... kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, ... kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ... kararı var ise 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi doğrultusunda ... kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen ... kararı var ise şüphelinin bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir ... kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Ayrıca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Somut olayda, UYAP üzerinden yapılan incelemede, düşme kararına esas alınan ... ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2017 tarihli 2016/453 Esas, 2017/206 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmediği, bu ... kararının kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu kapsamında verilmesi nedeniyle hukuki güvenilirlik ve belirlilik ilkesi gereği ancak aynı neviden olan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan açıklanabileceği, başka suçtan açıklanamayacağı, fakat, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/2-3. madde ve fıkraları ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri bulunmadığı için, bu ... kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğunun ve aynı hukuki sonuçları doğuracağının kabul edilemeyeceği, ... kararını ihlal eden eylemden sonraki ilk eylem için de sanık lehine olduğundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği, bu kapsamda temyiz incelemesine konu 17.12.2019 tarihli eylemin 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ihlal niteliğinde bir eylem olarak kabul edilemeyeceği, sanık hakkında inceleme konusu 17.12.2019 tarihli eylemi bakımından 26.06.2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği de nazara alınarak yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde 17.12.2019 tarihli eylemi nedeniyle düşme kararı verilip, 22.09.2020, 06.08.20 20... .11.2020 tarihli eylemleri nedeniyle ise suç duyurusunda bulunulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın aşamalardaki savunmaları, ekspertiz raporları, suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine ilişkin kolluk tutanağı, sanığın biyolojik örneklerine ilişkin raporlar ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.03.2023 tarihli ve 2021/3377 Esas, 2023/683 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... ... 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında 17.12.2019 tarihli eylemde kullanım sınırı içindeki madde nedeniyle BAM ilk derece hükmünü kaldırıp düşme kararı vermiştir. Temyizde, geçmişte verilen ve tedavi/denetimli serbestlik içermeyen bir HAGB kararının bu düşmeye esas alınıp alınamayacağı tartışılmıştır.
Hukuki İlke: Kullanma suçunda verilen HAGB kararı ancak tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiriyle birlikte verilmişse kamu davasının açılmasının ertelenmesiyle aynı nitelikte ve sonuçta sayılır; tedbir içermeyen HAGB erteleme kararı gibi ihlal doğurmaz, dolayısıyla sonraki ilk eylem için de lehe olarak erteleme kararı verilmesi gerekir.
Uygulama Sonucu: Onama; düşme sonucu değişmemekle birlikte, tedbirsiz HAGB'nin erteleme sayılamayacağı ve 17.12.2019 eyleminin ihlal kabul edilemeyeceği gerekçesi eklenerek, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılmadan hüküm onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Geçmiş bir HAGB'nin sanık aleyhine 'erteleme ihlali' olarak kullanılabilmesi için o HAGB'nin yanında tedavi/denetimli serbestlik tedbiri bulunması şart; tedbirsiz HAGB varsa savunma, yeni eylemin ihlal sayılamayacağını ve lehe erteleme uygulanması gerektiğini savunmalıdır.