İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/3558 Karar: 2025/7542 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/3558 K.2025/7542

8. Ceza Dairesi 2025/3558 E. , 2025/7542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/685 E., 2017/1163 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İTİRAZA KONU KARAR: Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 26.12.2

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/3558 E. , 2025/7542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/685 E., 2017/1163 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İTİRAZA KONU KARAR: Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 26.12.2

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/3558 E. , 2025/7542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/685 E., 2017/1163 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İTİRAZA KONU KARAR: Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 26.12.2024 tarihli kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanuni süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ A. İtiraz Sebepleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf kanun yolu incelemesi sonucunda sanık hakkında verilen hükmü kaldırılması, ceza miktarı aynı kalmak koşuluyla verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle verilen hükmün açıklanması, kararının 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca ve diğer bentlerinde sınırlı şekilde sayılan “temyiz edilemez” nitelikteki kararlardan olması karşısında, bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararına karşı temyiz kanun yolunun kapalı olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin 5 yılın altında verdiği hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz yasa yolunun kapalı olduğu ve yüksek dairenin onama kararının yerinde olmadığı, temyiz talebinin reddine karara verilmesi gerektiği talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanık ve arkadaşının bulunduğu araç içerisinde bulunan ve birlikte kullanmak için aldıkları uyuşturucu maddeyi teslim ettikleri, böylece kullanmak için uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanık hakkında, Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2014 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki genel kurallara göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, usulüne uygun kesinleştirildiği, sanığın 14.10.2014 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin ihbar olunması üzerine 16.02.2017 tarihinde hükmün açıklanmasının ve 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 22.09.2017 tarihli kararı ile mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde yer alan özel hükümler olan 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 geçici 7. maddesi sanık lehine olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, denetim süresi içerisinde yeniden uyuşturucu madde kullanma suçunun ihbar olunması ile hükmün açıklanmasına ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 1.Ezcümle; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesine konu olan kararın İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli ''hükmün açıklanmasına dair kararın; 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki genel kurallara göre'' hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı üzerine verilmiş bir hükmün açıklanması kararı olduğu, 2. Anılan hükmün istinaf incelemesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2017 tarihli kararıyla, sanık hakkında, ''6545 sayılı Kanun'un 68. maddesiyle değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin sanık lehine hükümler içermekte olup lehe olan bu norma göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiği'' cihetle hükmün kaldırılarak 22.09.2017 tarihinde bizatihi ''Bölge Adliye Mahkemesince lehine hükümler içeren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği'' 3. Sanığın, denetim süresi içerisinde 23.04.2022 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde suçunu işlemesi sebebi ile ''bizatihi Bölge Adliye Mahkemesince 13.09.2023 tarihinde hükmün açıklanmasına karar verildiği'' ve bu hükmün kanun yolu denetimine getirildiği nazara alındığında, 4. Sanık hakkında, ''bizatihi Bölge Adliye Mahkemesince verilen 13.09.2023 tarihli hükmün açıklanması kararının'' kanun yolu denetiminin temyiz olduğu ve Yargıtay tarafından denetlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesine göre, hüküm niteliğinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar ancak Yargıtay tarafından temyizen denetlenebilecektir. 5. Bu itibarla, Dairemizin itiraza konu 26.02.2024 tarihli ve 2024/12855 Esas, 2024/10095 Karar sayılı kararında yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan deliller ile birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinin uygulanmasının yerinde olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçunun sabit olduğu anlaşıldığından, ilamımızın usul ve kanuna uygun olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. II. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 26.12.2024 tarihli ve 2024/12855 Esas, 2024/10095 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda ilk derece mahkemesince HAGB verilmiş, denetim süresinde yeni suç işlenince hüküm açıklanmış; istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi bizzat lehe HAGB kararı verip sonra denetim ihlali üzerine hükmü açıklamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu karara karşı temyiz yolunun kapalı olduğunu ileri sürerek onama kararına itiraz etmiştir.

Hukuki İlke: CMK 231 uyarınca hüküm niteliğinde olup bizzat Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün açıklanması kararının kanun yolu denetimi temyizdir ve Yargıtay tarafından denetlenmelidir. Bu tür karar CMK 286/2-b anlamında temyiz edilemez nitelikte değildir; TCK 192/3 etkin pişmanlık uygulaması da yerinde bulunmuştur.

Uygulama Sonucu: itirazın reddi

Dava Strateji Notu: HAGB kararını ilk derece değil bizzat Bölge Adliye Mahkemesi vermiş ve denetim ihlali üzerine hükmü yine kendisi açıklamışsa, bu karar temyize açıktır; 'BAM esastan ret kararı temyiz edilemez' savunmasına karşı kararın niteliğini (kim verdi, hangi aşamada) ayırt etmek gerekir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla