Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3776 E. , 2026/2305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/142 E., 2025/62 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3776 E. , 2026/2305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/142 E., 2025/62 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/44 Esas, 2024/390 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2025/142 Esas, 2025/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hukuka aykırı elde edildiğine, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine, tekerrür hükümleri uygulamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın kaportacı dükkanında uyuşturucu madde sattığı ihbarı üzerine, dükkanda yapılan aramada uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve sanığın telefonunda yapılan incelemede uyuşturucu madde ticaretine ilişkin mesajların tespit edildiği şeklindeki iddiaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, arama tutanağı içeriği, telefon inceleme tutanağı, tutanak mümziilerin ifadeleri, uyuşturucu maddelerin çeşitliliği, kriminal rapor ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/98 Esas, 2015/447 Karar sayılı ilama ilişkin gerekçenin içeriği ve 04.12.2023 tarihli ek kararı ile ikinci kez mükerrirlik uygulamasının hukuka uygun olduğu anlaşılarak, sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi hükmünde, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında ''5275 sayılı Kanun'un 108/3.maddesi gereğince koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına'' ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2025/142 Esas, 2025/62 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmından "5275 sayılı Kanun'un 108/3.maddesi gereğince koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına" ibaresinin çıkartılması suretiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 22.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın kaportacı dükkanında uyuşturucu sattığı ihbarı üzerine yapılan aramada uyuşturucu maddeler ele geçirilmiş, telefonundaki incelemede ticarete ilişkin mesajlar tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi 5237 sayılı Kanun'un 188/3 ve 188/4-a maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 60.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, istinaf esastan reddedilmiş, Yargıtay 8. Ceza Dairesi hem esası hem tekerrür uygulamasını incelemiştir.
Hukuki İlke: Arama tutanağı, telefon inceleme tutanağı, tutanak mümziilerinin ifadeleri ve maddelerin çeşitliliği ticaret suçunu sabit kılar; öte yandan 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereği ikinci kez tekerrürde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanacağından, hükümde koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağına dair ibare hukuka aykırıdır. Önceki mahkumiyete ait ilamın gerekçe içeriğine ve ek karara dayanan ikinci kez mükerrirlik tespiti ise hukuka uygun bulunmuştur.
Uygulama Sonucu: Hükmün düzeltilerek onanması ve salıverilme talebinin reddi; esasa yönelik temyiz sebepleri reddedilmiş, yalnızca hüküm fıkrasındaki 'koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına' ibaresi yeniden yargılama gerektirmeksizin 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi uyarınca çıkarılmıştır.
Dava Strateji Notu: Telefon mesaj içerikleri artık uyuşturucu ticareti dosyalarında belirleyici delil olarak kullanılmaktadır; dijital inceleme tutanağına usul itirazı geliştirilmeyen dosyalarda esasa ilişkin temyiz şansı düşüktür. İkinci kez mükerrir müvekkiller için ise 7550 sayılı Kanun değişikliğine dayalı infaz düzeltmesi talebi her aşamada gündeme getirilmelidir.