Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/409 E. , 2025/7584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1531 E., 2024/897 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma SUÇ TARİHLERİ : 06.01.2019 - 07.03.2021 HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında uy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/409 E. , 2025/7584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1531 E., 2024/897 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma SUÇ TARİHLERİ : 06.01.2019 - 07.03.2021 HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2021/179 Esas, 2022/235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 191/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2022/1531 Esas, 2024/897 Karar sayılı kararı ile; ''CMK'nın 280. maddesinin 2. fıkrası gereğince sanıklar ... hakkında Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarih, 2021/179 Esas ve 2022/235 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, Sanık hakkında 07.03.2021 tarihli eylem yönünden uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 192/3, 58, 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanık hakkında 06.01.2019 tarihli eylem yönünden 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına'' karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, suç vasfında hataya düşüldüğüne, yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma eyleminden kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Dava dosyası kapsamına göre; 06.01.2019 tarihinde devriye görevi ifa edildiği sırada önleme araması kapsamında durumundan şüphelenilen park halindeki araçta bulunan şahısların ve aracın arandığını, içlerinden kullanıcı Y....'ın üzerinde bulunan esrar maddesini rızaen teslim ettiği ve muhafaza altına alındığı, sanığın üzerinde uyuşturucu madde bulunmamışsa da, kan tahlilinde uyuşturucu maddelere rastlanması nedeniyle hakkında dava açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, denetim süresi içinde işlenen 23.10.2021 tarihinde durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın yapılan kaba üst aramasında pantolon sağ ön cebinde kabarıklık hissedildiği, sanığın cebinden çıkarmış olduğu esrar maddesini rızaen teslim ettiği ve muhafaza altına alındığı iddialarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, arama el koyma tutanakları, ele geçirilen uyuşturucu madde, uzmanlık raporları, Adli Tıp Kurumu raporu, önleme araması kararı, 11.06.2019 tarihli yasal ihtaratı içeren dava açılmasının ertelenmesi kararı, usulüne uygun tebliğ edilen tebliğ mazbatası ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımın yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, lehe hükümlerin uygulanmasını gerektirir başkaca yasal koşulların oluşmadığı, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Dava dosyası kapsamına göre; 07.03.2021 tarihinde önleme araması kararına istinaden durdurulan şehirlerarası otobüste yolcu olarak bulunan sanığın tedirgin hareketler sergilemesi üzerine otobüsten indirildiği, tutanak içeriğine göre otobüs çalışanlarının sanığın oturduğu yerin üzerinde siyah çizgili poşet ve bagajının bulunduğunu beyan etmeleri, bilgi alma tutanağında otobüs şoförü M. Baytemür'ün sanığın ilgili poşeti rafa kendisinin koyduğunu gördüğünü beyan etmesi karşısında sanığın uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğuna dair savunmasının suçunun veya suç ortaklarının ortaya çıkarılması konusunda bir yardım niteliği bulunmamasına karşın sanığın savunmasının 5237 sayılı Kanun'ın 192/3. maddesi gereğince indirim sebebi kabul edilerek hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz talebi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamamıştır. Dava dosyası kapsamına göre, 07.03.2021 tarihinde önleme araması kararına istinaden durdurulan şehirlerarası otobüsten indirilen sanığın tedirgin hareketler sergilemesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında arama emri alındığı, sanığa ait poşette yapılan aramada extacy hapların bulunarak el konulduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, muhafaza altına alma tutanağı, arama el koyma tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu maddeler, uzmanlık raporu, Adli Tıp Kurumu raporu, adli arama emri ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımın yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, lehe hükümlerin uygulanmasını gerektirir başkaca yasal koşulların oluşmadığı, sanığa ait poşette ele geçen uyuşturucu maddeleri satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2022/1531 Esas, 2024/897 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çankırı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, 06.01.2019 tarihinde park hâlindeki araçta yapılan önleme araması sonrasında kan tahlilinde uyuşturucu madde çıkması üzerine kullanma suçundan; 07.03.2021 tarihinde ise durdurulan şehirlerarası otobüste kendisine ait poşette ekstazi haplar ele geçirilmesi üzerine uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılanmıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi ilk derece hükmünü kaldırarak ticaret suçundan 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezasına, kullanma suçundan 1 yıl 8 ay hapse hükmetmiş; sanık müdafii her iki hükmü temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Dava açılmasının ertelenmesine ilişkin yasal ihtarat usulüne uygun tebliğ edilmişse denetim süresi içinde tekrar madde bulundurma, TCK m. 191 kapsamında kullanma suçundan mahkûmiyeti gerektirir. Ticaret yönünden ise, uyuşturucunun sanığa aidiyeti otobüs çalışanlarının beyanları ve tutanaklarla zaten belirlenmişken maddenin kendisine ait olduğunu kabul etmesi, suçun veya suç ortaklarının ortaya çıkarılmasına yardım niteliği taşımadığından TCK m. 192/3 etkin pişmanlık indirimini hak etmez; ancak aleyhe temyiz yoksa bu hata bozma nedeni yapılmayıp eleştiriyle geçilir.
Uygulama Sonucu: Daire, her iki hükümde de ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık görmeyerek CMK m. 302/1 uyarınca temyiz isteminin esastan reddiyle hükümlerin onanmasına tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle karar vermiştir; hatalı etkin pişmanlık indirimi yalnızca eleştiri konusu yapılmıştır.
Dava Strateji Notu: Aleyhe temyiz yasağı sanık lehine hatalı uygulanmış indirimleri korur; müdafi bu tür dosyalarda temyizin yalnız sanık tarafından yapılmış olmasının kazanılmış avantaj yarattığını bilmeli ve gereksiz aleyhe sonuç riski doğuracak taleplerden kaçınmalıdır. Otobüs ve yolculuk aramalarında aidiyet tanık beyanı ve tutanakla sabitse ikrarın etkin pişmanlık sayılmayacağı da savunma beklentisi belirlenirken gözetilmelidir.