Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/4307 E. , 2025/6719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/1990 D.İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cum
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/4307 E. , 2025/6719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/1990 D.İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2022 tarihli kararı ile şüpheli hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, inceleme dışı şüpheli ...'nin itirazı üzerine ... Sulh Ceza Hakimliğinin 21.02.2023 tarihli kararı ile şüpheli ...'nin, inceleme kapsamında olan şüpheli ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara yönelik itirazının kabulüne ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şüpheli ... yönünden kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.04.2025 tarihli ve 2024/17933 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.0.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazı düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/1. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir.” şeklindeki hüküm gereğince, somut olayda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/11/2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına bu suçtan doğrudan zarar görmeyen ... ...'in 5271 sayılı Kanun'un 173/1. maddesi kapsamında itiraz hakkı bulunmadığından vâki itirazın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2021 tarihli iddianamesi ile şüpheli ... hakkında şikayetçi ...'ye yönelik hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 154/1. maddesi uyarınca dava açıldığı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/285 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında, şikayetçi ve şüpheli hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154/2. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2022 tarihli kararı ile her iki şüpheli hakkında köy tüzelkişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, suçun oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu karara karşı şüpheli ...'nin, şüpheli ... hakkında dava açılması gerektiği yönünde itirazda bulunması üzerine ... Sulh Ceza Hakimliğinin 21.02.2023 tarihli kararı ile itirazın kabulüne, kovuşturmaya yer olmadığı kararının şüpheli ... yönünden kaldırılmasına ve köy tüzelkişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan dava açılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise 5271 sayılı Kanun'un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, 5271 sayılı Kanun'un 173/1. maddesinde, "suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir" düzenlemesinin yer aldığı, tüm bu düzenlemeler karşısında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara "suçtan zarar gören" tarafından itiraz edilebileceği düzenlenmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/285 Esas sayılı dava dosyasında, şüpheli ... hakkında şikayetçi ...'ye yönelik şikayetçinin kullanımında olan ikametin kapı kilidini değiştirdiği iddiasına ilişkin olarak yapılan yargılama sırasında, dava konusu yerin yaylak olduğunun belirtilmesi üzerine hem şikayetçi hem de şüpheli hakkında köy tüzelkişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan Mahkemece yapılan suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturma neticesinde her iki şahıs hakkında atılı suçtan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, karara itiraz eden şüpheli ...'nin söz konusu suça ilişkin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığı gibi şüpheli sıfatıyla hakkında aynı suçtan soruşturma yürütüldüğü dikkate alındığında, suçtan zarar görmeyen ve itiraz hakkı bulunmayan ...'nin itirazının bu gerekçe ile "reddine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.02.2023 tarihli ve 2022/1990 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.