Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/4970 E. , 2025/4639 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/630 E., 2025/164 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair k
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/4970 E. , 2025/4639 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/630 E., 2025/164 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 12. maddesinde yapılan yasal değişiklik sonrası temyiz kanun yoluna tabi olduğu, bu bağlamda sanık hakkında, Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş ve bu karar 10.01.2024 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içinde işlediği suç nedeniyle 16.02.2016 tarihinde hükmün açıklanmasına karar verilmiş ve açıklanan hükmün Dairemizce temyizen incelemesi sonucu 26.04.2023 tarihinde "seri muhakeme usulünün denenmemiş olması" nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozma kararı verilmiştir. Bozma ilamı üzerine seri muhakeme usulü işlemleri yerine getirilmiş ve sanığın seri muhakeme usulünü kabul etmemesi nedeniyle yargılamaya devam edilerek ikinci defa yeni bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Belirtilen ikişer defa verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hukuken geçersiz bir karar olup, sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.02.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve mahkumiyet tarihine seri muhakeme usulü nedenli durma süresi eklendiğinde bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan HAGB verilip denetimde suç işlenince açıklanmış, ancak seri muhakeme usulü denenmediğinden önce bozulmuş; sanığın seri muhakemeyi kabul etmemesi üzerine ikinci kez HAGB verilmiştir.
Hukuki İlke: Aynı suçta ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez, bu hukuken geçersizdir; TCK 170/1 için 8 yıllık zamanaşımını kesen son işlemden (ilk mahkumiyet) itibaren, seri muhakeme durma süresi de eklenerek süre dolmuşsa dava düşer.
Uygulama Sonucu: bozma + düşme
Dava Strateji Notu: Bir kez HAGB verilip açıklandıktan sonra ikinci HAGB hukuken geçersizdir; bu usul hatasıyla uzayan süreçte zamanaşımı denetlenmeli ve düşme talep edilmelidir.