İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/4925 Karar: 2025/8870 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/4925 K.2025/8870)

8. Ceza Dairesi 2025/4925 E. , 2025/8870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/597 Esas, 2024/1316 Karar SUÇ : Zor kullanma yetkisinin kullanılmasında sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/4925 E. , 2025/8870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/597 Esas, 2024/1316 Karar SUÇ : Zor kullanma yetkisinin kullanılmasında sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/4925 E. , 2025/8870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/597 Esas, 2024/1316 Karar SUÇ : Zor kullanma yetkisinin kullanılmasında sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/805 Esas, 2018/1216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiş; karar, katılanlar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2020/185 Esas, 2021/1491 Karar sayılı kararının akabinde Anayasa Mahkemesi’nin 20.12.2023 tarihli, 2020/24871 başvuru numaralı kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda aynı Dairenin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/597 Esas, 2024/1316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 27/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 89/1-4, 62/1, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 9.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Temel cezanın en üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Unsurları yönünden suçun oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; olay tarihinde polis memuru olarak görev yapan sanığın, “dur” ihtarına uymayarak kaçan aracın yakalanması amacıyla ateş ettiği sırada katılanların yaralanmasına neden olduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı tespit edilmiştir. Tanıklar ...., ...., .... ve ....’nin; katılanların sanığın kullandığı motosiklete çarptığı, sanığın yere düştüğü ve katılanların aracının arkasından sanığın ateş ettiğine dair anlatımları, CD çözüm tutanakları ve sanığın kısmi kabulü birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Adli Tıp Kurumu'nun 17.04.2018 tarihli raporunda katılan ...'ın yaralanmasının, yaşamsal tehlike oluşturmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücutta kemik kırığı tarif edilemediği; 19.04.2018 tarihli raporunda; katılan ...'da meydana gelen yaralanmanın, kişinin yaşamını tehlikeye sokan nitelikte olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu, vücutta kemik kırığı tarif edilemediği belirtilmiştir. Sanığın polis memuru olarak görev yaptığı ve ekip arkadaşlarıyla birlikte terör bölgesi olarak nitelendirilen bir bölgede asayiş uygulaması yaptığı esnada, katılanların içinde bulunduğu camları siyah filmle kaplı aracın olay yerine yaklaştığı, uygulama yapan polislerin araca “dur” ihtarında bulunduğu, aracın duracakmış gibi yavaşladığı ancak son anda hızlanarak sanığın motosikletine çarptığı, sanığın yere düştüğü, katılanların durmayarak kaçmaya çalıştıkları, ekipte yer alan diğer polis memuru ...’nın “dur” ikazında bulunup havaya ateş ettiği, çarpmanın etkisiyle yere düşen sanığın bu vaziyetteyken katılanların içinde bulunduğu araca iki el ateş ettiği, mermilerin arka bagaj kapağından girip yolcu koltuğundan çıktığı ve sanığın eylemi neticesinde katılanların adli rapor içeriğinde belirtildiği üzere yaralandıkları anlaşılmıştır. Katılanların olay sırasında görevli polis memurlarının “dur” ihtarına uymayarak kaçtıkları, silah kullanma konusunda eğitim almış olan sanığın kaçan şüphelileri yakalamak amacıyla içinde bulundukları aracı durdurmak için tekerlere ateş etme imkânı bulunmasına rağmen, kendisinin de yaralanması nedeniyle heyecanlanarak zor kullanma yetkisinin sınırını kast olmaksızın aştığı ve aracın içine doğru ateş ederek katılanları yaraladığı anlaşıldığından, eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği değerlendirilmiştir. Vicdani kanaatin dosya içeriğiyle uyumlu olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 3. ve 61. maddelerinde yer alan orantılılık ilkesi çerçevesinde temel cezanın olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun şekilde tayin edildiği tespit edilmiş; kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/597 Esas, 2024/1316 Karar sayılı kararında, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Polis memuru sanık, dur ihtarına uymayıp kaçan ve motosikletine çarparak kendisini düşüren araca ateş ederek içindeki iki kişiyi yaralamış; ilk derece beraat vermiş, AYM kararı sonrası bölge adliye mahkemesi zor kullanma sınırının aşılmasıyla kasten yaralamadan mahkûmiyete hükmetmiştir.

Hukuki İlke: Kolluk görevlisi, kaçan aracı durdurmak için tekere ateş etme imkânı varken heyecanla aracın içine ateş ederse zor kullanma yetkisinin sınırını (kast olmaksızın) aşmış olur; TCK 27/1 delaletiyle 89/1-4 kapsamında taksirli sınır aşımından sorumlu tutulur.

Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Dava Strateji Notu: Kolluğun silah kullanımında orantılılık belirleyicidir; müvekkil kolluksa, daha hafif müdahale imkânının bulunup bulunmadığı öne çıkar. Kast olmaksızın sınırın aşılması TCK 27/1 ile taksirli sorumluluğa indirger, bu ceza indirimi lehe kullanılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla