İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/4924 Karar: 2025/8533 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/4924 K.2025/8533)

8. Ceza Dairesi 2025/4924 E. , 2025/8533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/507 E., 2022/637 K. SUÇLAR : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, seçim günü silah taşıma yasağına aykırı hareket etme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Ba

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/4924 E. , 2025/8533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/507 E., 2022/637 K. SUÇLAR : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, seçim günü silah taşıma yasağına aykırı hareket etme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Ba

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/4924 E. , 2025/8533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/507 E., 2022/637 K. SUÇLAR : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, seçim günü silah taşıma yasağına aykırı hareket etme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aksaray 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 170/1-c, 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunu'nun (298 sayılı Kanun) 171/1-2 maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 400,00 TL adi para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 16.11.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2023/7564 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94022 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94022 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 31/03/2019 tarihinde yapılan mahalli idareler seçiminde partisinin kazanması nedeniyle meskun mahal dahilinde kişiler üzerinde korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde kurusıkı tabanca ile havaya ateş etmek şeklinde kabul edilen eylemi sebebiyle atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; 1-Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/06/2007 tarihli ve 2007/8-143 Esas, 2007/155 sayılı kararında ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16/03/2020 tarihli ve 2019/22598 Esas ve 2020/11576 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, silâh vasfında bulunmayan kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 170/1-c maddesinde tanımlanan, içinde silâh öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığından, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu oluşturmayacağı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören gürültüye neden olma kabahati kapsamında kalacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Seçim günü silah taşıma yasağına aykırı hareket etme suçu yönünden; 298 sayılı Kanun'un 171. maddesinde yer alan "79 uncu maddenin koyduğu silâh taşıma yasağına aykırı hareket edenler hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur. Fiilin diğer kanunlara göre daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturması halinde, bu kanunlara göre verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. " ve 5237 sayılı Kanun'un ''Önödeme'' başlıklı 75. maddesinde yer alan, (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili; a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını, b) Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk lirası üzerinden bulunacak miktarı, c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını, Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.'' şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, seçim günü silah taşıyan sanığın üzerine atılı suçunun önödeme kapsamında kaldığı ve soruşturma aşamasında sanığa usulüne uygun önödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 75/3. maddesi yollamasıyla, aynı maddenin 2. fıkrasına göre sanığa usulüne uygun önödeme ihtarı yapılıp, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden incelemede; 1. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun oluşabilmesi için, eylemin kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda gerçekleşmesi yeterli olmayıp, eylemde kullanılan silahın da 5237 sayılı Kanun'un 6/1-f maddesi tanıma uygun olarak, ateşli silah olması, başka bir anlatımla fonksiyonu itibariyle ateş etmeye elverişli gerçek bir silah olması gerekmektedir. Kuru sıkı tabir edilen gaz tabancaları nitelikleri itibariyle, bu suç açısından silah sayılamayacağından, bu nitelikteki tabanca ile havaya ateş edilmesi eylemi, korku, kaygı veya panik yaratabilecek nitelikte olsa dahi, 5237 sayılı Kanun'un 170. maddesinin birinci fıkrası kapsamında değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5236 sayılı Kanun) 36. maddesinde düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören "gürültüye neden olma" kabahatini oluşturacaktır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün aşamalardaki savunması, uzmanlık raporu, Mahkemece hükümlünün ele geçmeyen kurusıkı tabanca ile havaya ateş ettiğinin kabulüne göre silah niteliğinde bulunmayan kurusıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 170. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde tanımlanan ve içinde silah ögesi bulunan suç tipine uygun olmadığı, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 36. maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kabahatini oluşturduğu ancak anılan Kanun'un 20/2-e maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu gözetildiğinde, inceleme konusu dosyada kabahat tarihinden karar tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmıştır. B. Seçim günü silah taşıma yasağına aykırı hareket etme suçu yönünden incelemede; 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 12. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi değiştirilerek uzlaştırma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödeme kapsamına alınmış olmakla, 298 sayılı Kanun'un 171. maddesi uyarınca seçim günü silah taşıma yasağına aykırı hareket etme suç için önörülen ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne kadar adli para cezası olmakla, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamına girip ön ödemeye tabi bulunduğu cihetle Mahkemece, hükümlüye karar tarihinden önce yürürlüğe giren 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Aksaray 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/507 Esas, 2022/637 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca; hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulmasısuçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA, 4. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca; seçim günü silah taşıma yasağına aykırı hareket etme suçundan gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, seçim sonucunu kutlarken kurusıkı tabancayla havaya ateş etmiş; mahkeme hem genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması hem seçim günü silah taşıma yasağına aykırılıktan mahkûm etmiş, her iki suç yönünden kanun yararına bozma istenmiştir.

Hukuki İlke: Kurusıkı (gaz) tabanca TCK 6/1-f anlamında ateşli silah sayılmadığından TCK 170/1-c'deki genel güvenliği tehlikeye sokma suçunu değil, Kabahatler Kanunu 36'daki gürültüye neden olma kabahatini oluşturur; seçim günü silah taşıma suçu ise altı ayı aşmayan cezası nedeniyle TCK 75 kapsamında önödemeye tabidir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin kabulü; genel güvenliği tehlikeye sokma mahkûmiyetinin kaldırılması, seçim suçu yönünden önödeme uygulanması için işlem yapılması

Dava Strateji Notu: Kurusıkı silahla havaya ateş dosyalarında suçun kabahate döndüğü, üstelik kabahat zamanaşımının kısa (3 yıl) olduğu vurgulanmalı; önödemeye tabi suçlarda usulüne uygun önödeme ihtarı yapılmadan mahkûmiyet bozma sebebidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla