Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5196 E. , 2025/8419 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/856 E., 2025/659 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararınd
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5196 E. , 2025/8419 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/856 E., 2025/659 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararında bozma nedeni ile birlikte, Yargıtay bozma ilamından önceki kararda tartışmadığı hususları da tartışarak ilk karardan farklı bir gerekçeye yer vermek suretiyle verilen karar Dairemizce temyiz incelemesi yapılması gereken yeni hüküm niteliğinde olduğundan, Dairemizce bu hükmün temyiz incelemesine tabi olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2025 tarihli ve 2025/856 Esas, 2025/659 Karar sayılı kararın sanık tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.12.2024 tarihli ve 2024/12680 Esas, 2024/9901 Karar sayılı kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2025 tarihli ve 2025/856 Esas, 2025/659 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 191,62, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğundan sanık hakkında bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın üst aramasında uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın yanında bulunan temyiz dışı sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ihbar bulunduğu, bu itibarla sanığın temyiz dışı sanık ... ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğunun belirtildiği ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği nazara alındığında, Dairemizin 23.12.2024 tarihli bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada, bozma kararı doğrultusunda duruşma açılıp karar verildiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyize konu işbu karar özde direnme kararı niteliğinde olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede; Dava dosyası kapsamına göre; sanık hakkında, değişen suç vasfına göre “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar usulüne uygun şekilde kesinleşmiştir. Denetim süresi içerisinde sanığın yeniden uyuşturucu madde kullandığının ihbar edilmesi üzerine mahkûmiyet kararı verilmiştir. Bozma ilamı öncesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ihlal sayılan 03.03.2020 tarihli eylemin, sanığın hırsızlık olayı nedeniyle yakalandığı sırada uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi üzerine yapılan analiz sonucunda tespit edildiği anlaşılmıştır.Buna göre, sanığın başka bir suç soruşturması sırasında, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce uyuşturucu madde kullandığını belirterek kendi suçunu ortaya çıkardığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 192/2. maddesi uyarınca bu eylem nedeniyle cezaya hükmolunamayacağı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bu eylem bakımından açıklanamayacağı değerlendirilmiştir. Ancak, sanığın 18.10.2021 tarihinde hırsızlık olayının gerçekleştiği yerde uyuşturucu madde kullanmaya yarayan aparat ele geçirildiği ve sanığın olay yerinden kaçtığı, bu durum üzerine sanık hakkında soruşturma işlemlerinin başlatıldığı, sonrasında sanığın uyuşturucu madde kullandığını beyan ettiği ve yapılan tahlil sonucuna göre de bu beyanın doğrulandığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, sanığın hakkında soruşturma başlatılmadan önce uyuşturucu madde kullandığına dair kendi beyanının bulunmadığı, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 192. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, ihbar olunan 18.10.2021 tarihli eylem nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2025 tarihli ve 2025/856 Esas, 2025/659 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında uyuşturucu ticaretinden başlayıp değişen vasıfla kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan HAGB verilmiş; denetim süresinde, hırsızlık olayı sırasında yakalanınca uyuşturucu kullandığını beyan etmesi üzerine yapılan analizle ihlal tespit edilip mahkûmiyet kurulmuştur. BAM şeklen direnme kararı vermiştir.
Hukuki İlke: BAM, bozma öncesi tartışmadığı hususları da tartışıp yeni gerekçeyle karar verirse bu, özde direnme değil bozmaya eylemli uyma sonucu yeni hükümdür ve inceleme ilgili Yargıtay dairesince yapılır (YCGK 2022/11-3). Resmî makamlarca haber alınmadan önce sanığın kendi beyanıyla ortaya çıkardığı kullanma eylemi için TCK 192/2 uyarınca ceza verilemezse de, önce soruşturma başlamış ve sonra beyan gelmişse bu madde uygulanamaz.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: HAGB ihlaline dayanak uyuşturucu kullanma beyanının zamanlamasını inceleyin: sanık resmî makamlar haberdar olmadan önce kendisi ihbar etmişse TCK 192/2 ile ceza verilemez; ancak soruşturma başladıktan sonraki beyanlar bu korumadan yararlanamaz.