Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5354 E. , 2026/2382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3076 E., 2025/324 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında ku
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5354 E. , 2026/2382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3076 E., 2025/324 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/423 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-4/a, 62, 52... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 05/02/2025 tarihli ve 2024/3076 Esas, 2025/324 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Aramanın hukuka aykırı olduğuna, ihbarda yer verilen eşgalin sanığa mı yoksa tanık ...'a mı ait olduğunun tespiti yapılmadığına, tanık ...'u sorgulama hakkı tanınmadığına, tanığın kendi yazdığını beyan ettiği dilekçesinin hükme esas alınmadığına, tanığın talimatla dinlenilmesinin savunma hakkını kısıtlar nitelikte olduğuna, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alındığına, hükümde yeterli ve anlaşılır gerekçe bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suça konu uyuşturucu maddelerin müsaderesi hususunda mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Dava dosyası kapsamına göre, sanığın ihbara konu motosikletin bagajını anahtarla açarak içinden 3 parça uyuşturucu madde aldığı ve kollukça olaya müdahale edilerek motosikletin bagajında ticari miktar ve mahiyette satıma hazır şekilde paketlenmiş uyuşturucu maddelerin tespit edildiği ve sanığın bu suretle uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Sanığın üzerinde ve anahtarla açtığı motosiklet bagajında ele geçirilen maddelerin kullanıma hazır şekilde tek tek paketlenmiş olması, uyuşturucu maddelerin tanık ...'a ait olduğunun savunulmasına karşın tanığın bu hususu kabul etmemiş olması ve dosyaya sunmuş olduğu dilekçenin sanık müdafinin talebi üzerine uyuşturucu madde etkisindeyken yazdığını beyan etmesi, kaldı ki ceza yargılamasında tanığın ikrarının dahi bağlayıcı olmadığı ve olay tutanağında ihbarda eşgali verilen ve üzerinde grili beyazlı mont olan kişinin geldiğinin ve bu kişinin sanık olduğunun tespit edildiğinin belirtilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 05/02/2025 tarihli ve 2024/3076 Esas, 2025/324 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İhbar üzerine izlenen sanık, motosikletin bagajını anahtarla açıp içinden üç parça uyuşturucu almış; kolluk müdahalesinde bagajda ticari miktarda, satışa hazır paketlenmiş uyuşturucu ele geçirilmiştir. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı TCK 188/3-4/a, 62 ve 52. maddeleri uyarınca hapis ve 25.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, İstanbul BAM 28. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiş, müdafi maddelerin tanığa ait olduğu savunmasıyla temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Ceza yargılamasında tanığın ikrarı dahi mahkeme için bağlayıcı değildir; uyuşturucunun başkasına ait olduğu savunması, tanığın bunu kabul etmemesi, dilekçesini uyuşturucu etkisindeyken yazdığını beyan etmesi ve ihbardaki eşgalin sanıkla örtüştüğünün tutanakla tespiti karşısında sonuca etkili görülmez; maddelerin tek tek paketlenmiş olması ticaret vasfını destekler.
Uygulama Sonucu: Daire, CMK 289/1 ile sınırlı incelemede hukuka aykırılık görmeyerek CMK 302/1 gereği, Tebliğname'ye uygun olarak temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar vermiş, salıverilme talebini de ceza miktarı ve tutukluluk süresini gözeterek reddetmiştir; müsaderenin mahallinde her zaman karara bağlanabileceği not edilmiştir.
Dava Strateji Notu: Uyuşturucunun üçüncü kişiye aitliği savunması, o kişinin sahiplenmemesi hâlinde tek başına çökmektedir; müdafi bu stratejiye yaslanmadan önce iddia edilen sahibin tutarlı ve kabul edici beyanını güvence altına almalı, ayrıca eşgal tespiti tutanağındaki tereddütleri sorgu aşamasında tanık yüzleştirmesiyle test etmelidir.