Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5851 E. , 2025/8538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/887 E. 2022/708 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5851 E. , 2025/8538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/887 E. 2022/708 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Muş Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2011 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2011 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde hükümlünün kasten yeni bir suç işlemesi üzerine Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2022 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 62... . maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 07.11.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2023/14418 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2025 tarihli ve KYB-2025/62141 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, suçun 28/11/2010 tarihinde işlendiği, sanık hakkında verilen 13/04/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 21/04/2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 25/10/2011 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 21/04/20 11... /10/2011 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 6 ay 4 gün durduğu ve denetim süresinde suçun işlendiği 25/10/2011 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, olağan dava zamanaşımı süresinin sanığın sorgusunun yapıldığı 13/04/2011 tarihi ile hükmün açıklandığı 28/10/2022 tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66/1. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan (e) bendi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ... (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." Aynı Kanun'un "Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi" başlıklı 67. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili dördüncü fıkrası; "(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hükümlünün yargılamaya konu genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu için 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. Hükümlünün 13.04.2011 tarihli savunması ile zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık zamanaşımının bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başladığı ve bu tarihten sonra dava zamanaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin olmadığı, zamanaşımını kesen son işlem olan hükümlünün mahkeme huzurundaki 13.04.2011 tarihli savunmasından hükmün açıklandığı 28.10.2022 tarihine kadar geçen süreden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 21.04.2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği 25.10.2011 tarihi arasındaki 6 ay 4 günlük durma süresi de mahsup edildiğinde, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2022 tarihli ve 2022/887 Esas, 2022/708 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.