Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5891 E. , 2025/8172 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/1068 Esas, 2024/33 Karar SUÇ :Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili k
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5891 E. , 2025/8172 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/1068 Esas, 2024/33 Karar SUÇ :Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2014 tarihli kararı ile hükümlü hakkında , 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 292/1,62/1. maddeleri 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 29.02.2024 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2024/13424 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/64998 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/64998 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 15/04/2020 tarihinde covid iznine ayrıldığı, 15/08/2023 tarihinde izinden dönmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyerek firar durumuna düştüğünden bahisle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 20/11/2023 tarihli ve 2023/19331 soruşturma, 2023/5413 esas, 2023/3749 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2024 tarihli ve 2023/1068 esas, 2024/33 sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verilmiş ise de, izin belgesinde iki gün içinde kuruma teslim olmasının gerektiği, teslim olmadığı taktirde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292'nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümlerin uygulanacağı ihtarı bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 225. Maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.", 226. Maddesinde yer alan, "Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir..." şeklinde düzenlemeler nazara alındığında, hükümlünün izinden dönmemesi eyleminin 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 97/1. Maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 292/1. Maddesi uyarınca suç oluşturmasına rağmen iddianamede sevk maddeleri içerisinde atıf maddesi gösterilmediği gibi, mahkemece de yargılama sırasında dikkate alınmadığı görülmekle, sanığa, üzerine atılı suçun değindiği kanun hükmü olan 5275 sayılı Kanun'un 97/1. Maddesi yönünden 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. 2.5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 3.İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtlarına göre karar tarihinde başka suçtan ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu ve hükmün kanun yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı itiraz kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak hükümlüde yanılgı oluşturulduğu dolayısıyla inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır. Hükümlü hakkındaki inceleme konusu karar usulüne uygun şekilde kesinleşmediğinden olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde karar verildi.