Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/614 E. , 2025/4359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/708 E. 2020/1836 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden dosyanın Eskişehir Cumhuriyet
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/614 E. , 2025/4359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/708 E. 2020/1836 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden dosyanın Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2006 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a (6136 Sayılı Kanun) aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2008 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 450,00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli kararı ile ikinci suça ilişkin mahkumiyet kararının kesinleştiği tarihin 5 yıllık denetim süresinden sonra olduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasına karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2020 tarihli kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde ikinci suçu işleyerek denetimi ihlal etmesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına karar verildiği, bu karar üzerine Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli kararı ile sanığa atılı suçun seri muhakeme kapsamında kaldığı, seri muhakemesi usulünün uygulanabilmesi için dosyanın Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeksizin 01.04.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.12.2024 tarihli ve 2021/15689 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2025 tarihli ve KYB-2025/953 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1- Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.02.2014 tarihli ve 2013/23474 Esas, 2014/2417 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan eylemine uyan cezanın miktar ve nev’i itibariyle aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca aslî zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olacağı nazara alındığında; İnceleme konusu dava dosyasında, suç tarihinin 18.06.2006 olduğu, sanığın savunmasının 06.11.2007 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 11.02.2009 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 01.10.2010 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 11.02.2009 ile 01.10.2010 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı 06.11.2007 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süre mahsup edildikten sonra, inceleme konusu kararın verildiği 08.12.2020 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dosyanın seri muhakeme usulü işlemleri için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesinde, 2- Kabule göre de, 5271 sayılı Kanun'un "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250. maddesinde yer alan, "(Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.) (Başlığı ile Birlikte Yeniden Düzenleme: 17.10.2019- 7188/23 md.) (1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: ... b) 10.07.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar. .... (2) Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir. (3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır. .... (8) Cumhuriyet savcısı, şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanmasını yazılı olarak görevli mahkemeden talep eder. Talep yazısında; ... h) Belirlenen yaptırım ile beşinci ve altıncı fıkra uygulanmış ise bunlara ilişkin hususlar ve güvenlik tedbirleri, gösterilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/22 md.) Bu fıkraya aykırı olarak düzenlendiği, belirlenen yaptırımda maddi hata yapıldığı, yaptırım hakkında 231 inci veya Türk Ceza Kanununun 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmasında objektif koşulların gerçekleşmediği ya da teklif edilen cezanın mahiyetine uygun bir güvenlik tedbiri belirtilmediği anlaşılan talep yazısı, eksikliklerin tamamlanması amacıyla mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına iade edilir. Cumhuriyet savcısı tarafından eksiklikler tamamlandıktan ve hatalı noktalar düzeltildikten sonra talep yazısı yeniden düzenlenerek mahkemeye gönderilir. (9) Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır. (10) Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz... " şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde yer alan, "(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 01,01,2020 tarihinden önce Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26,06,2006 tarihli ve 2006/2694 Esas sayılı iddianame ile kamu davası açılarak kovuşturma evresine geçildiğinin anlaşılması karşısında atılı suça ilişkin olarak seri yargılama usulünün uygulanmasının mümkün olmadığı cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2008 tarihli kararının 11.02.2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 01.10.2010 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İhbarnamesindeki (1) Nolu İsteme İlişkin Yapılan İncelemede; 1. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasının inceleme konusu ile ilgili olan (e) bendi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ... (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Sanığın yargılamaya konu 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesine aykırılık suçu için anılan Kanun maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. Sanığın Karacabey Asliye Ceza Mahkemesinde alınan 06.11.2007 tarihli savunması ile zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık zamanaşımının bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başladığı ve bu tarihten sonra dava zamanaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin olmadığı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurundaki 06.11.2007 tarihli savunmasından itibaren geçen süreden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11.02.2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği 01.10.20110 tarihi arasındaki 1 yıl 7 ay 20 günlük durma süresi de mahsup edildiğinde, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, seri muhakemesi usulünün uygulanabilmesi için dosyanın Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İhbarnamesindeki (2) Nolu İsteme İlişkin Yapılan İncelemede; Sanık hakkında açılan davanın, olağan zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle düşürülmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) nolu bozma istemi yerinde görülerek 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca sanık hakkındaki cezanın kaldırılmasına karar verilmesi nedeniyle, ihbarnamedeki (2) nolu istem yönünden inceleme yapılamayacağı belirlenmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KISMEN KABULÜNE, 2. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2020/708 Esas, 2020/1836 Karar sayılı kararının (1) nolu istem doğrultusunda 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, sanık hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.