Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/700 E. , 2026/425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3937 E., 2024/4181 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/700 E. , 2026/425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3937 E., 2024/4181 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/231 Esas, 2024/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 78.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2024/3937 Esas, 2024/4181 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, ele geçen uyuşturucu maddenin kullanım sınırında kaldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine uyulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın 13.12.2023 tarihli eylemi nedeniyle aynı gün yakalama, ifade alma vb. adli işlemler yapıldığı, bu haliyle hukuki ve fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın yeni bir suç işleme kararı ile 08.01.2024 tarihli eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre, 13.12.2023 tarihinde sanığın üzerinde 15.633 gram metamfetamin, 08.01.2024 tarihinde sanığın üzerinde 12,474 gram metamfetamin, ikametinde ise metamfetamin kalıntılı hassas terazi ile 39,12 gram metamfetamin ele geçtiği iddialarına ilişkin olarak; Sanığın üzerinde ve ikametinde kullanım sınırının üzerinde metamfetamin ele geçtiği dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği, tüm delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yukarıda belirtilen eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2024/3937 Esas, 2024/4181 karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. Sanığın 13.12.2023 tarihli eylemde üzerinde, 08.01.2024 tarihinde ise üzerinde ve ikametinde ele geçen metamfetamini ticari amaçla bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında, sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın serbest bırakılmasından sonra da ikinci eyleminin gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 12.01.2026
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın 13.12.2023'te üzerinde 15,633 gram metamfetamin, yaklaşık bir ay sonra 08.01.2024'te üzerinde 12,474 gram ve ikametinde metamfetamin kalıntılı hassas terazi ile 39,12 gram metamfetamin ele geçirilmiştir. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi iki eylemi zincirleme tek suç sayarak TCK 43/1 uygulamış, İzmir BAM 17. Ceza Dairesi istinafı düzelterek esastan reddetmiş; 8. Ceza Dairesi ilk yakalamadaki adli işlemlerle hukuki ve fiilî kesinti oluştuğunu, ikinci eylemin yeni suç kararına dayandığını belirtmesine rağmen hükmü oy çokluğuyla onamıştır.
Hukuki İlke: İlk eylem nedeniyle aynı gün yakalama ve ifade alma gibi adli işlemler yapılması hukuki ve fiilî kesinti oluşturur; sonraki eylem yeni bir suç işleme kararına dayandığından ayrı suçtur ve zincirleme suç uygulanması eksik cezaya yol açar; ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bu hata bozma değil yalnızca eleştiri nedeni yapılabilir. Karşı düşüncede ise kısa zaman aralığı ve madde aynılığının suç kararının yenilenmediğine karine oluşturduğu savunulmuştur.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün oy çokluğuyla onanmasına karar verilmiştir; zincirleme suç uygulaması hatalı bulunmakla birlikte aleyhe temyiz olmadığından sanık lehine sonuç korunmuştur.
Dava Strateji Notu: Bu karar iki yönden değerlidir: birincisi, sanık lehine hukuka aykırılıklar aleyhe temyiz yoksa Yargıtay'ca bozulamadığından savcılığın temyiz etmediği dosyalarda kazanılmış durum korunur; ikincisi, karşı oy, yakalama ve ifade almanın otomatik fiilî kesinti sayılmasına karşı ayrıntılı bir argüman seti sunar ve iki ayrı mahkûmiyet riskiyle karşılaşan müdafiler için zincirleme suç savunmasında doğrudan kullanılabilir.