İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/7069 Karar: 2025/9057 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/7069 K.2025/9057)

8. Ceza Dairesi 2025/7069 E. , 2025/9057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/987 E. 2022/469 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/7069 E. , 2025/9057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/987 E. 2022/469 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/7069 E. , 2025/9057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/987 E. 2022/469 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.20 20... .03.2021 tarihli iddianameleri ile hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, hırsızlık ve silahla tehdit suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c, 141/1, 1 43... /2-a maddeleri uyarınca açılan davaların birleştirilmesi ile yapılan yargılama neticesinde Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2022 tarihli kararı ile silahla tehdit suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat; hırsızlık suçundan uzlaşma nedeniyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesine; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 53... . maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 02.04.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.06.2025 tarihli ve 2024/30132 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/72263 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un 250/11. maddesinde yer alan “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca, somut olayda seri muhakeme usulüne tabi olan korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçunun bu kapsamda olmayan hırsızlık ve silahla tehdit suçları ile birlikte işlenmesi nedeniyle seri muhakeme usulü uygulanmadan sanık hakkında korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme, hırsızlık ve silahla tehdit suçlarından Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.20 20... .03.2021 tarihli iddianameleri ile kamu davaları açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2022 tarihli kararı ile sanığın üzerine atılı silahla tehdit suçundan beraatine, hırsızlık suçundan açılan kamu davasının ise düşmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, birlikte işlenen suç olarak kabul edilen silahla tehdit ve hırsızlık suçlarından beraat eden ve düşme kararı verilen sanık hakkında bu haliyle seri muhakeme usulünün uygulanmasına engel durumun ortadan kalkmış olduğu cihetle, Mahkemesince seri muhakeme usulüne tabi olan korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçu yönünden kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı verilerek gereğinin takdir ve ifası için dosyanın serî muhakeme usulü yönünden değerlendirilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yerine, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Seri muhakeme usulü, 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi yeniden düzenlenerek ceza muhakemesi sistemimize girmiştir. Yine aynı Kanun'un 31. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 5/1-d maddesinde de “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükmü bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü … uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 2. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5/1-d maddesinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir. 3. Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d maddesinde yer alan 01.01.2020 tarihinde kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanmayacağına dair hüküm iptal edilmiş ve 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanılmıştır. 4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün üzerine atılı suçun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, ancak hükümlünün mahkûmiyetine ilişkin Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2022 tarihli kararının, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce verilip 02.04.2022 tarihinde kesinleştiği, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153/5. maddesinde yer alan "İptal kararları geriye yürümez." şeklindeki düzenleme uyarınca Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geriye yürümeyeceği, bununla birlikte iptal kararının kesinleşmiş dosyaları kapsamadığı, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden önce kesinleştiği, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (korku, kaygı veya panik yaratacak tarzda silahla ateş etme), hırsızlık ve silahla tehdit suçlarından açılan davalarda; tehditten beraat, hırsızlıktan uzlaşma nedeniyle düşme, silahla ateş etmeden ise mahkûmiyet kurulmuş ve karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığı, seri muhakeme usulüne tabi suçun bu usul işletilmeden yargılanmasını KYB konusu yapmıştır.

Hukuki İlke: Seri muhakeme usulünü sınırlayan geçici düzenlemedeki 'kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış' ibaresi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olsa da, Anayasa 153/5 uyarınca iptal kararları geriye yürümez ve yürürlükten önce kesinleşmiş dosyaları kapsamaz; bu tarihten önce kesinleşen hükümler bakımından seri muhakeme usulü uygulanamaz.

Uygulama Sonucu: ret (kanun yararına bozma isteminin reddi)

Dava Strateji Notu: Seri muhakeme lehe olsa da, müvekkilin hükmü AYM iptal kararının Resmî Gazete'de yayımından önce kesinleşmişse bu usulden yararlanma talebi sonuç doğurmaz; kesinleşme tarihi ile iptal yürürlük tarihini karşılaştırıp argümanı ona göre kurgulayın.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla