Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/7176 E. , 2025/8386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1279 E., 2024/1317 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/7176 E. , 2025/8386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1279 E., 2024/1317 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2021/14311 Esas, 2024/6293 Karar sayılı kararı ile; " gerekçesiz hüküm kurulmasının ve kabule göre de sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan beraat kararı verilmesine rağmen müsnet suçtan belirlenen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 109/5. maddesi ile artırılması neticesinde fazla ceza tayininin hukuka aykırı bulunduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2024/1279 Esas, 2024/1317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2., 109/3-e, 62., 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz sebebi, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde sanığın lehine olan kanun maddelerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü saat: 00.10 sıralarında, sanık ...'ın çay ocağını kapatıp bir süre alkol aldıktan sonra on üç yaşında bulunan katılan mağdur ...'in, ailesiyle birlikte müşterek ikamet ettiği evin önünden geçtiği esnada, evin penceresinde katılan mağduru görerek katılan mağdurdan aşağıya gelmesini söylediği, katılan mağdurun ailesinden çekindiği için sokak üzerinde bulunan sanık ...'ın yanına gittiğinde, sanık ...'ın katılan mağdura "burada konuşma olmaz, çay ocağına gidip orada görüşelim" dediği, katılan mağdurun kabul etmemesi üzerine sanığın katılan mağduru, kolundan tutarak ve hızlı bir şekilde çekerek yaklaşık 15-20 metre mesafede bulunan çay ocağına götürdüğü, çay ocağının içine soktuğu ve burada katılan mağdur ve sanığın yaklaşık 10-15 dakika kaldıkları, katılan mağdurun anne ve babası olan müştekiler ... ve ...'ın çay ocağının önüne gelmeleri üzerine sanık ...'ın çay ocağının kapısını eli ile tutarak kapının açılmasını engellediği, katılan mağdurun babasının ısrarla "kapıyı aç, kızımın orada olduğunu biliyorum" şeklinde bağırması üzerine sanık ...'ın kapıyı açtığı, müştekilerin katılan mağduru alarak evlerine götürdükleri ve sanıktan şikayetçi oldukları şeklinde gerçekleştiği iddia olunan olaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın savunmaları, mağdur anlatımı, tanık beyanı, Yargıtay bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın cebir kullanmak suretiyle suç tarihinde on üç yaşındaki mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği şeklindeki kabulün ve sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu, dosya kapsamında eksik araştırma bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararları gözetildiğinde; bozma öncesi verilen ve sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilen 17.02.2016 tarihli hükümde sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği gözetilmeden, bozma kararından sonra verilen 02.12.2024 tarihli hükümde 3 yıl 4 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son hükmü uyarınca kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2024/1279 Esas, 2024/1317 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 14122 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği düzeltilmesi mümkün görülmekle, hükmün 1. numaralı bendinin dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere "Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak hükümleri gereği, sanığın cezasının 3 yıl hapis cezası üzerinden infazına," ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.