Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/730 E. , 2026/748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2282 E., 2024/1692 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir o
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/730 E. , 2026/748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2282 E., 2024/1692 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edildi. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 21.Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2024 tarihli ve 2024/182 Esas, 2024/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 62, 52/2, 53, 54, 58, 63 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.11.2024 tarihli ve 2024/2282 Esas, 2024/1692 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1 ve 303/1. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi Suçun işlendiğine dair yeterli delil olmadığına, tanık ifadelerinin hatalı değerlendirildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanığın temyiz istemi Atılı suçu işlemediğine, cezanın fazla olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin gelen ihbar üzerine fiziki takibe başlandığı, tanık Y.M.'nin ikametten çıktığı ve bir araca bindiğinin görüldüğü, aracın durdurulduğu, araç içinden inen tanıklar Y.M. ve A.Ç.'nin üstlerinden çıkardıkları uyuşturucu maddeleri sanıktan aldıklarını beyan ederek polislere teslim ettikleri, sanığın ikametinde yapılan usulüne uygun aramasında birden fazla poşet içerisinde farklı cinste uyuşturucu madde ve hassas terazi ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Tüm dava dosyası içeriği, olay, yakalama, ikamet arama tutanağı, tanıklar Y.M. ve A.Ç.'nin beyanları, teşhis tutanağı, kriminal rapor dikkate alındığında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun unsurlarının oluştuğuna dair kabulde isabetsizlik bulunmamış ve yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.11.2024 tarihli ve 2024/2282 Esas, 2024/1692 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İhbar üzerine başlatılan fiziki takipte ikametten çıkıp araca binen tanık Y.M. ile araçtaki tanık A.Ç., durdurulduklarında üstlerinden çıkardıkları uyuşturucuları sanıktan aldıklarını söyleyerek polise teslim etmiş; sanığın ikametindeki aramada da birden fazla poşette farklı cinste uyuşturucu ve hassas terazi bulunmuştu. Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı TCK 188/3, 4-a, 62, 52/2, 53, 54, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 50.000 TL adli para cezasına mahkûm edip tekerrür hükümlerini uyguladı; Ankara BAM 3. Ceza Dairesi hükmü düzelterek istinafı esastan reddetti.
Hukuki İlke: İki ayrı alıcının birbirinden bağımsız olarak maddeyi sanıktan aldıklarını beyan edip teşhiste bulunması, ikamet aramasında farklı cinste madde ve hassas terazi ele geçmesi ve kriminal raporla birleştiğinde, ticaret suçunun sübutu için birbirini doğrulayan yeterli bir delil bütünü oluşur; tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiği yönündeki soyut itiraz bu bütünü sarsmaz.
Uygulama Sonucu: Daire, CMK 289/1 ile sınırlı incelemede hukuka aykırılık görmeyerek CMK 302/1 uyarınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verdi; iki alıcı tanığın çapraz doğrulaması sübutun temelini oluşturdu.
Dava Strateji Notu: Tek alıcı beyanına dayalı dosyalarda beyanın güvenilirliği tartışılabilirken, bu emsaldeki gibi iki bağımsız alıcının aynı anda aynı kaynağı göstermesi savunmanın manevra alanını fiilen kapatmaktadır; müdafi bu durumda sübut yerine ceza bireyselleştirmesi (tekerrür koşulları, 62 oranı) üzerinde yoğunlaşmayı değerlendirmelidir.