Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/738 E. , 2026/2664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4018 E., 2024/4164 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/738 E. , 2026/2664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4018 E., 2024/4164 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/363 Esas, 2024/344 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 62. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/4018 Esas, 2024/4164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık müdafinin temyiz istemi, tanığın atfı cürum niteliğindeki beyanları dışında delil bulunmadığına, tanığın baskı altında ifade verdiğine, tanığın hem bilgi sahibi hem de şüpheli olarak ifadesinin alınamayacağına, tanığın ifadesinin doğrulanması için ifadesinde adı geçen şahısların da ifadesinin alınması gerektiğine, ele geçen maddelerin kullanım sınırında kaldığına yöneliktir. 2.Sanığın temyiz istemi, üzerine atılı suçu işlemediğine, uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, cezanın haksız olduğuna, tanığın beyanlarının kabulü halinde tanığın da iştirak etmekten cezalandırılması gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim maddelerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın üzerinde uyuşturucu madde ile hassas terazi ile geçtiği iddiasına ilişkin olarak, Olay tutanağı, sanık savunmaları, tanık ifadeleri ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde içerisinde sanık ve tanığın bulunduğu park halindeki aracın yanına polis ekipleri tarafından gidildiğinde, sanığın üzerinde bulunan 2 parça halinde uyuşturucu madde ile hassas teraziyi teslim ettiği, tanığın alınan ifadesinde sanığın uyuşturucu madde sattığını beyan ettiği, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, olay tutanağı ve sanık ile arasında husumet bulunmayan tanık ifadesi birlikte değerlendirildiğinde suçun sübut bulduğunun anlaşıldığı, bu nedenle ilk derece Mahkemesinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazate' de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında " koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına " karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünnde açıklanan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/4018 Esas, 2024/4164 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün tekerrür ile ilgili 11. paragrafında yer alan " 5275 sayılı Kanunun 108/3 maddesi uyarınca ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin çıkarılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Park hâlindeki araçta tanıkla birlikte bulunan sanık, polis ekipleri yanlarına geldiğinde üzerindeki 2 parça uyuşturucu ile hassas teraziyi teslim etmiş; tanık, sanığın uyuşturucu sattığını beyan etmişti. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi suçlamayı kabul etmeyen sanığı TCK 188/3, 4-a ve 62. maddeleri uyarınca hapis ve 25.000 TL adli para cezasına mahkûm etti; İzmir BAM 17. Ceza Dairesi istinafı düzelterek esastan reddetti. Sanık, tanığın atfı cürüm niteliğindeki beyanı dışında delil olmadığını ve tanığın da iştirakten cezalandırılması gerektiğini savundu.
Hukuki İlke: Sanıkla arasında husumet bulunmayan tanığın satış beyanı, sanığın üzerinde uyuşturucuyla birlikte hassas terazi taşıması olgusuyla desteklendiğinde mahkûmiyete yeterlidir; ayrıca 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi karşısında ikinci kez mükerrir hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağına karar verilemez, bu aykırılık Yargıtay'ca düzeltilebilir.
Uygulama Sonucu: Daire, sübutu yerinde buldu ancak ikinci kez mükerrir sanık hakkındaki 'koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına' ibaresini lehe kanun değişikliği nedeniyle hukuka aykırı sayarak kararı CMK 302/2 gereği bozdu ve CMK 303 uyarınca bu ibareyi çıkarıp hükmü düzelterek oy birliğiyle onadı.
Dava Strateji Notu: Üstte madde ile birlikte hassas terazi taşınması, tek tanık beyanını mahkûmiyet için yeterli kılan tamamlayıcı delil işlevi görmektedir; 'tanık baskı altındaydı' itirazı somut belge olmadan dinlenmemektedir. İkinci kez mükerrir müvekkillerin kesinleşen hükümlerinde koşullu salıverilme yasağı ibaresi varsa, 7550 sayılı Kanun değişikliğine dayanarak bunun kaldırılması talep edilmelidir.