Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/7759 E. , 2025/8338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/262E., 2025/642K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz ed
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/7759 E. , 2025/8338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/262E., 2025/642K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2018 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.11.2024 tarihli ve 2024/12856 Esas, 2024/8855 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde suçunu oluşturmadığı, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.03.2025 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3., 188/4-a,62. ve 53. maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/5. maddesi uyarınca sanığın neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Bölge adliye mahkemesinin direnme kararı vermesi gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, uyuşturucu madde ticareti için Yargıtay Ceza Genel Kurulunca benimsenen kriterlerin somut olayda gerçekleşmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, elde edilen istihbari bilgilerle uyumlu olarak 28.12.20 17... .02.2018 tarihlerinde kiraladığı araçlar içerisinde ve üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanmak amacı dışında bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanık hakkında 28.12.2017 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden soruşturma başlatıldığı, aynı gün yakalandıktan sonra 29.12.2017 tarihinde ifade alma ve sorgu işlemlerinin yapılıp sanık hakkında adli kontrol kararı verildiği ve bu suretle fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın suç işleme kararını yineleyerek 28.02.2018 tarihinde ikinci kez aynı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 1. Yargıtay bozma ilamı sonrasında, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümde, sonuç ceza yönünden 5271 sayılı Kanun 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hak nedeniyle cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 1 yıl 8 ay cezası olarak belirlenmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.03.2025 tarih, 2025/262 Esas, 2025/642 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasından kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı paragrafın çıkartılarak yerine "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle; Tebliğnameye kısmen uygun olarak, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yönelik eleştiri yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. Sanığın 28.12.20 17... .02.2018 tarihli eylemlerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri, ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, sanığın her iki eylemi ile ilgili soruşturma dosyalarının birleştirilerek tek bir iddianame düzenlendiği, sanığın 28.02.2018 tarihli eyleminin hukuki kesinti gerçekleşmeden işlendiği, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da ikinci eyleminin gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3. maddesi aynı Kanun'un 43. maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı, Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 04.11.2025
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, istihbari bilgilerle uyumlu olarak 28.12.2017 ve 28.02.2018 tarihlerinde kiraladığı araçlar içinde ve üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeleri bulundurmuştur. İlk eylemden sonra yakalanıp ifadesi alınmış ve adli kontrol kararı verilmiş, ikinci eylem bunun ardından işlenmiştir. Yargıtay bozması üzerine eylem kullanma değil ticaret olarak nitelendirilerek mahkûmiyet kurulmuştur.
Hukuki İlke: İlk eylemden sonra yakalama, ifade alma ve adli kontrol kararıyla fiili kesinti oluştuğundan iki eylemin ayrı ayrı suç oluşturduğu, zincirleme suç uygulanmasının eksik ceza doğurduğu belirtilmiş ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılmamıştır. Kazanılmış hak nedeniyle ceza CMK 307/5 uyarınca 1 yıl 8 ay üzerinden infaz edilecek şekilde düzeltilmiştir. Karşı oy, kısa zaman aralığında suç kararının yenilenmediğini savunmuştur.
Uygulama Sonucu: düzeltilerek onama
Dava Strateji Notu: Yakalama-ifade-adli kontrol gibi adli işlemler fiili kesinti sayılarak zincirleme suçu bozabilir ve aleyhe sonuç doğurabilir; savunma açısından zincirleme suç (tek cezaya artırım) lehedir, karşı oyun kısa süre/tek suç işleme kararı argümanı bu yönde kullanılabilir.