İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/8579 Karar: 2026/2408 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/8579 K.2026/2408

8. Ceza Dairesi 2025/8579 E. , 2026/2408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1798 E., 2025/454 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/8579 E. , 2026/2408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1798 E., 2025/454 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/8579 E. , 2026/2408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1798 E., 2025/454 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Tatvan Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2024/72 Esas, 2024/76 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 58, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.05.2025 tarihli ve 2024/1798 Esas, 2025/454 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Sanık aleyhine teknik veya fiziki takip sonucu yapılmış bir tespit bulunmadığına, ele geçen maddelerin miktarı nedeniyle eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanığın telefonunda yapılan inceleme sonucu tespit olunan görüşmelerin yorum yoluyla suç sayıldığına ve Bölge Adliye Mahkemesince sanıktan elde edilen paraların iade edilmiş olmasının verilen mahkumiyet hükmü ile çeliştiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-) Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanığın üzerinden ele geçirilen uyuşturucuların atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; 2-) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve eksik inceleme bulunmadığı anlaşılmakla; suç tarihinde sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucunun niteliği ve miktarı ile sanığın telefonunda 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucu tespit olunan yazışma içerikleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 3-) 04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, hükümde "5275 sayılı Kanunun 108/3 maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına" ibaresinin yazılması hukuka aykırı görülmüşse de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.05.2025 tarihli ve 2024/1798 Esas, 2025/454 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği sanığın mahkumiyetine dair İlk Derece Mahkemesi hükmünün (9) nolu bendinde yer alan "5275 sayılı Kanunun 108/3 maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına," ibaresinin kaldırılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tatvan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Tatvan Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan TCK'nın 188/3, 58, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş; Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi hükmü düzelterek istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, telefon incelemesindeki yazışmalar ile ele geçen maddenin nitelik ve miktarını birlikte değerlendirerek sübutu doğru bulmuş, ancak ikinci kez tekerrüre bağlanan infaz sonucunda hata saptamıştır.

Hukuki İlke: CMK'nın 134. maddesi uyarınca telefonda yapılan inceleme sonucu elde edilen yazışma içerikleri, ele geçirilen maddenin nitelik ve miktarıyla birlikte ticari kastın delili olabilir; ayrıca 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrürde artık koşullu salıverilme tamamen kapatılamaz, birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır.

Uygulama Sonucu: Hükümdeki 'ikinci kez mükerrir sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına' ibaresi kaldırılmak suretiyle hukuka aykırılık düzeltilmiş ve temyiz isteminin esastan reddiyle hüküm onanmıştır; sübuta yönelik itirazlar reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu: 7550 sayılı Kanun sonrası ikinci kez mükerrirlere 'koşullu salıverilme yok' yazan eski formüllü hükümler infaz aşamasında müvekkil aleyhine yıllar kaybettirebilir; müdafiler kesinleşmiş dosyalarda dahi bu ibareyi tarayıp itiraz konusu yapmalıdır. Telefon yazışmalarının 'yorumla suç sayıldığı' savunması ise madde miktarı ve niteliğiyle desteklenen dosyalarda tek başına yetersiz kalmaktadır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla