Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/932 E. , 2026/2328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1066 Esas, 2024/1441 Karar SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kur
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/932 E. , 2026/2328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1066 Esas, 2024/1441 Karar SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 7499 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı 1.Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli, 2015/185 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1-2 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 2.Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli, 2015/185 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararınn sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12.03.2024 tarihli ve 2021/37338 Esas, 2024/3184 Karar sayılı kararı ile; '' 1. Sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinin on birinci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla, seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibarıyla başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Kabule göre de; a. Sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 267. maddesinin üçüncü fıkrası ile artırım yapılması gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı da tanınmayarak olayda uygulama yeri olmayan aynı maddenin ikinci fıkrasının uygulanması, b. Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,nedenleriyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunduğu'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci 1.Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2024 tarihli, 2024/78 Esas, 2024/840 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için durma kararı verildiği, Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Usulü Soruşturma Bürosu'nun 18.07.2024 tarihli yazısıyla sanığın seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul etmediği gerekçesiyle 18.07.2024 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve dosyanın Mahkemesine gönderildiği görülmüştür. 2.Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli, 2024/1066 Esas, 2024/1441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1-3, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,5271 sayılı CMK'nın 231. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresinin belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçun zamanaşımına uğradığına ve resen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın olay tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hakkında yapılan soruşturma ve kovuşturmaları engellemek amacı ile katılanın kimlik bilgilerini içeren sürücü belgesini ibraz ederek katılan hakkında kamu davası açılmasına ve yakalama koruma tedbirinin uygulanmasına sebep olmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılan adına düzenlenen sürücü belgesini kullandığının sanığın ikrarı, katılanın aşamalardaki anlatımı, Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2015 tarihli, 2015/578 Esas, 2015/1020 Karar sayılı dosyasının içeriği ile sabit olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı,sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 267/3. maddesinde yer alan nitelikli halin bulunması nedeniyle gerek olağan gerekse olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde aşağıdaki düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1.Gerekçeli karar başlığında suç adının ''Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması'' yerine ''İftira'' yazılması, 2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''29.03.2015'' yerine ''31.03.2015'' olarak gösterilmesi, 3. Hüküm fıkrasının 2. bendinde, katılan aleyhine olarak bu fiil nedeniyle yakalama şeklinde koruma tedbiri uygulanması nedeniyle sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 267/3 maddesinin uygulanması gerektiği belirtilmesi gerekirken hüküm fıkrasında sanık hakkında kamu davası açılarak yargılama yapıldığının belirtilmesi suretiyle kanunda yer almayan bir sebebin arttırım nedeni olarak gösterilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de; 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesine göre bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünün ''1, 2 ve 3'' nolu bentlerinde açıklanan nedenlerle, Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli, 2024/1066 Esas, 2024/1441 Karar sayılı kararına karşı sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, gerekçeli karar başlığında yer alan ''iftira'' ibaresinin çıkartılarak yerine'' Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması'' ibaresinin,suç tarihi olan ''31.03.2015'' tarihinin çıkartılarak yerine ''29.03.2015'' yazılması, hüküm fıkrasının 2. bendinin tamamen çıkartılarak yerine '' Katılan aleyhine olarak bu fiil nedeniyle yakalama şeklinde koruma tedbiri uygulanması karşısında sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 267/3. maddesi gereğince 1/2 oranında arttırım yapılarak sanığın 1 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA'' ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.