İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/9951 Karar: 2026/2925 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/9951 K.2026/2925

8. Ceza Dairesi 2025/9951 E. , 2026/2925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2145 Esas, 2024/3735 Karar SUÇ : Gebe Kadına Karşı Eziyet HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/9951 E. , 2026/2925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2145 Esas, 2024/3735 Karar SUÇ : Gebe Kadına Karşı Eziyet HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/9951 E. , 2026/2925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2145 Esas, 2024/3735 Karar SUÇ : Gebe Kadına Karşı Eziyet HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1. Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2019/275 Esas, 2020/160 Karar sayılı kararı ile sanığın eşe karşı eziyet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 96/2-a-b ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hüküm; katılan ... vekili, katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2021/118 Esas, 2022/2750 Karar sayılı kararı ile hükmün "...Bu açıklamalar ve içtihatlar ışığında, yargılamaya konu somut olayda, sanık hakkında eziyet suçunu işlediğine dair suçun unsurlarına karşılık gelen fiil ile buna dair anlatımın iddianamede tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklanmadığı, bir suçtan dava açılması, dava konusu yapılan fiilin iddianamede bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız ve münferit olarak açıklanıp belirtilmesi suretiyle sağlanabileceğinden, doğrudan açık ve net bir şekilde dava açıldığı iddia edilen suça dair bir anlatımın yapılmadığı ve sadece başka bir suça dair anlatım ve açıklamalar yapılırken o fiilin dolaylı bir şekilde açıklandığı hallerde (sevk maddesi verilse dahi) o suçtan kamu davası açılmamış olduğundan, sanık hakkında eziyet suçundan kamu davası açılmadığı halde, bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Akabinde; Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2023/1085 Esas, 2024/49 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/380 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/380 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. 4. Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2022/380 Esas, 2024/125 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 96/2-b ve 53. maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, katılan ... ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. Karar; katılan kurum vekili, katılan ... vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.11.2024 tarihli ve 2024/2145 Esas, 2024/3735 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin, katılan kurum vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Kurum Vekilinin ve Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemleri Kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiğine ve cezanın eksik tayin edildiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun işlendiğinin sabit olmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın intihar ederek hayatını kaybeden dinî nikâhlı eşine karşı olay tarihinden önceki süreçte sistematik şekilde fiziksel şiddet uyguladığı, çeşitli zamanlarda darp ederek vücudunun değişik bölgelerinde ekimozlara neden olduğu iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça belirtildiği, mahkemenin vicdani kanaatinin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu, yeterli ve kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmıştır. Tanıklar H.K., F.K. ve S.K.’nin sanığın öleni sık sık darp ettiğine ilişkin beyanları ile ölene ait doktor raporlarında tespit edilen çok sayıdaki ekimoz bulgularının birbiriyle örtüştüğü, adli tıp ve otopsi raporları ile dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, sistematik ve süreklilik arz eden darp eylemlerinin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve sanığın eylemine uyan suç vasfının doğru şekilde belirlendiği anlaşılmıştır. Bu yönüyle hükümde, bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2. Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 96/2-b maddesinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Dosya kapsamındaki tanık anlatımlarında, maktulün evlilik süreci içerisinde sanık tarafından sistematik biçimde şiddete maruz kaldığının, evden sürekli kovulduğunun, hatta bir defasında ayakkabıları dahi olmaksızın evden çıkarıldığının, akabinde sanığın her defasında bir daha dövmeyeceğine dair sözler vererek mağdur kadını tekrar eve götürdüğünün ifade edildiği; tanıkların maktul üzerinde farklı zamanlarda darp izleri gördüklerini beyan ettikleri, bu anlatımların adli rapor içerikleriyle kısmen örtüştüğü anlaşılmaktadır. Nitekim; adli ölü muayene ve otopsi raporlarında maktulün vücudunun çeşitli bölgelerinde çok sayıda ekimoz ve travmatik lezyon bulunduğu, Adli Tıp Kurulu mütalaasında da bu travmatik değişimlerin tamamının ası sonrası meydana gelmiş sayılmasının tıbben mümkün görülmediğinin belirtildiği görülmektedir. Mağdurun olay tarihinde hamile olduğu, maruz kaldığı manevi ve fiziksel şiddetin beden ve ruh sağlığı üzerindeki etkisinin ağırlığı ile eylemin sürekliliği ve yoğunluğu nedeniyle meydana gelen zararın ağırlığı birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinde düzenlenen ölçütler gözetilerek temel cezanın üst sınıra yakın şekilde belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçeyle alt sınıra yakın şekilde tayin edilmesi hukuka aykırıdır. 3. Dairemizin 04.02.2025 tarihli ve 2024/432 Esas, 2025/811 Karar sayılı kararı başta olmak üzere yerleşik içtihatlarda açıklandığı üzere; katılan kurumun davaya katılması, doğrudan Anayasa’nın 41. maddesi ile 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesinden kaynaklanan koruma yükümlülüğüne dayanmakta olup, Bakanlığa yüklenen kamusal bir görevin ifası niteliğindedir. Bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 ve devamı maddelerinde düzenlenen “suçtan doğrudan zarar görme” şartı katılan Bakanlık bakımından aranmayacağından, katılan Bakanlık vekili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırıdır. Bu nedenlerle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan kurum vekili, katılanlar ..., ..., sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.11.2024 tarihli ve 2024/2145 Esas, 2024/3735 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi. ...

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanığın, intihar ederek hayatını kaybeden hamile dini nikâhlı eşine karşı olay öncesinde sistematik biçimde fiziksel şiddet uyguladığı, çeşitli zamanlarda darp ederek vücudunda ekimozlara neden olduğu iddia edilmiştir. Eşe/gebe kadına karşı eziyet suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Hukuki İlke: Eziyet suçunda temel ceza belirlenirken (TCK 96/2-b'de 3-8 yıl), TCK 61'deki ölçütler uyarınca eylemin sürekliliği, yoğunluğu, mağdurun hamileliği ve zararın ağırlığı gözetilerek üst sınıra yakın ceza tayini gerekirken alt sınıra yakın belirleme yetersiz gerekçe nedeniyle hukuka aykırıdır. Ayrıca katılan Bakanlığın davaya katılması Anayasa 41 ve 6284 sayılı Kanun'un 20/2 maddesindeki koruma yükümlülüğüne dayandığından, CMK 237'deki doğrudan zarar görme şartı Bakanlık yönünden aranmaz ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilemez.

Uygulama Sonucu: Hükmün, temel ceza takdiri ve vekalet ücreti yönünden bozulması (CMK 302/2).

Dava Strateji Notu: Aile içi şiddet/eziyet dosyalarında adli tıp ve otopsi raporlarındaki travmatik bulguların tanık beyanlarıyla örtüşmesi, hem sübut hem de teşdit yönünden belirleyicidir; savunma, ölüm nedeni intihar olsa dahi ası öncesi lezyonların varlığına ilişkin ATK mütalaasına karşı ayrıntılı teknik itiraz geliştirmelidir. Katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ise başlı başına bozma/düzeltme sebebidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla