Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/2243 E. , 2025/2388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3075 E., 2023/32 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön incele
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/2243 E. , 2025/2388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3075 E., 2023/32 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2022 tarihli ve 2021/69 Esas, 2022/209 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52/2-4, 53, 63, 54/4. maddeleri uyarınca 10 yıl 6 ay hapis ve 22.000 TL adli para cezası, sanık ... hakkında TCK 188/3., 62/1, 52/2,4, 53, 63, 54/4. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 18.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/3075 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden mahkumiyet kararı, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri; parmak izinin araştırılmayarak eksik inceleme yapıldığı, hükmün eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ele geçen uyuşturucu miktarının kullanım sınırlarında kaldığı, fazla ceza verildiği, lehe hükümlerin uygulanmadığı, suçun işlenmediği ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafinin temyiz istemi; sanığın uyuşturucu ticareti yapmadığı gibi mahkemeye yardımcı olduğu, lehe hükümlerin uygulanmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ... hakkında uygulama yapılırken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, duruşma açılmadan uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1) Sanık ... yönünden Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan dolandırıcılık suçunun suç tarihinden sonra yapılan yasal değişiklik ile basit yargılama usulüne tabi suç olarak düzenlenmiş olması nedeniyle bu hususun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür. Dosya kapsamına göre, sanık ...'nın metamfetamin maddesini ... ilçesinden almak amacıyla sanık ... aracılığı ile temyiz dışı sanık ...'nın aracını istediği, ... ve ...'nın ... ilçesine gittikleri, burada ...'nın ...'in yanından yaklaşık 30-45 dakika arasında ayrılıp geri geldiğinde elinde içerisinde siyah cep telefonu sığacak kadar bir cep çantası ile geri geldiği, ... ve ...'nin birlikte ...'e geri döndükleri, ... ve ...'in birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptıkları, ...'in yapılan ev aramasında toplam 25.5 gr olan bu metamfetamin maddesi, yine çekmecenin duvar ile birleştiği yerde kilitli poşet içerisinde 18.8 gr olan metamfetamin maddesi ve uyuşturucu maddenin yanında ise üzerinde marka ibaresi bulunmayan gri renkte çalışır vaziyette hassas terazi tespit edildiği, hassas terazi üzerinde uyuşturucu madde kalıntılarının bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2) Sanık ... yönünden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verebileceği düzenlenmiş olup; sanık hakkında yerel mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uygulanma koşulları bulunmadığından uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince "diğer sanıklarda ele geçen uyuşturucular ile ilgisinin kesin olarak saptanamadığı aşamada; ceza infaz kurumundan gönderdiği 13.04.2022 tarihli dilekçesinde " ... ...'nın aracıyla ...e geldik ve ...'dan ... bu uyuşturucuları aldı..." diyerek diğer sanık ...'in ikametinde ele geçen uyuşturucuları adı geçen sanık ile birlikte ...'den ....'e otomobille naklettiğini kabul edip suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi," denilmek suretiyle delil değerlendirilmesi yapılarak ve etkin pişmanlık hükmü eklenerek, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-c maddesine göre Bölge Adliye Mahkemelerince ancak "Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hallerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" duruşma açılmaksızın karar verilebileceğinden, "sanık hakkında şahsi nedenlere bağlı indirim sebebi veya şahsi cezasızlık sebebi olmayan 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması" hususunda karar verilebilmesi için, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra takdir hakkı kullanılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1)Sanık ... yönünden Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/3075 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararında sanık ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2) Sanık ... yönünden Gerekçe bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin,18.01.2023 tarihli ve 2022/3075 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.