İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2007/2504 K.2008/200

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 992 ]

Esas2007/2504Karar2008/200Tarih21 Ocak 2008Okuma5 dk · 947 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2007/2504 E., 2008/200 K.·Tapuda Kayıtlı Taşınmaz Malların Tespiti Taşınmazlarda Karine

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

947 kelime·5 dk okuma

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 992 ]

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 13 ]

"İçtihat Metni"

İsmail ve müşterekleri ile Zeliha Turan ve müşterekleri, Mehmet oğlu Mehmet, Mustafa , Seyfi aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Abana Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 16.05.2006 gün ve 10/19 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Seyfi ve Mustafa Özsan vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacılar vekili, taksim yoluyla Ahmet oğlu Mehmet e isabet eden 172 ada 2 parselin 1952 yılında vekil edenlerinin miras bırakan babasının satın ve devraldığını, görülmekte olan dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduklarını belirterek, 6/64 payın maliki Mehmet oğlu Mehmet'in bilinmeyen kişi olması, hükmen ve satış yoluyla Mustafa ve Salim adına yazılı 32/64 payın ölüm sebebiyle iptaliyle vekil edenleri adına tapuya tesciline, ayrıca vekil edenlerinin miras bırakanı İsmail oğlu Ahmet Hamdi adına tespit ve tescil edilen 12/64 payın Abana Kadastro Mahkemesinin 20.5.1997 gün 1995/11 esas, 1997/12 karar sayılı hükmüyle Ahmet oğlu Mehmet adına tescil edilen 12/64 paya ait kaydın düzeltilerek tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Seyfi ve Mustafa vekili, kazanma koşullarının davacılar yararına oluşmadığını, vekil edenlerinin satıcısı adına hükmen tescile ilişkin Kadastro Mahkemesi hükmünün güçlü delil oluşturduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, Ahmet oğlu Mehmet Sönmez mirasçılarından Zeliha davayı kabul ettiğini bildirmiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalı Mustafa Özsan ve Seyfi Özsan vekili uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulan 3402 sayılı Kanunun 13/B-c maddesinin Anayasaya aykırı olduğunu, iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiğini açıklayarak hükmün Anayasa Mahkemesince iptalinin sağlanmasını, sonuç olarak hükmün esastan bozulmasını istemiştir.

T.C. Anayasa'sının Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi başlıklı 152. maddesinde aynen "Bir davaya bakmakta olan mahkeme uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. Mahkeme Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır " denilmiştir. Metni aynen yukarıya alınan hüküm karşısında Anayasaya aykırılık iddiasının temyiz inceleme merciince karara bağlanması gerekir.

İptali istenilen 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmü şöyledir; "Kayıt sahibi yirmi yıl önce ölmüş veya gaipliğine hüküm verilmiş veyahut tapu sicilinden malikin kim olduğu anlaşılamamış ise, çekişmesiz ve aralıksız yirmi yıl müddetle malik sıfatıyla zilyet bulunan kimse adına tespit olunur."

Davalılar vekili, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesinin Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istemiş ise de, genel hükümlere göre açılan bu davada öncelikle gözönünde tutulması gereken ve benzer nitelikte olan hüküm TMK. nun 713/2. maddesidir. Ne var ki, davalılar vekili doğrudan doğruya 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesinin iptalini ileri sürmüş olmaktadır.

Kural olarak tapulu bir taşınmazın tamamı, bir payı veya bölünebilir bir parçasının olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesi mümkün değildir. TMK. nun 992. maddesi tapulu taşınmazların olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmasını önlemektedir. Anılan hükme göre, kayıt maliki taşınmazın zilyedi sayılır. Bunun anlamı kısaca tapu sicili zilyetliğe karinedir. Bu hüküm karşısında kayıt sahibinin zilyetliği yanında üçüncü kişinin zilyetliği kabul edilmemiştir.

Ne var ki, haklı bir sebep olmadan uzun süre bir kimsenin taşınmaz üzerindeki zilyetliğini sürdürmesi nedeniyle ortaya çıkan fiili durumun haklı bir sebebe dayanır hale getirilmesi karşısında kanun koyucu fiili duruma üstünlük tanımak suretiyle böyle bir yerin kazanılmasının mümkün olabileceğini öngörmüştür.

İşte TMK. nun 712, 713 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde belirtilen koşullar altında tapulu bir taşınmaza zilyet olunması halinde eski malikin mülkiyet hakkı son bulur ve zilyedin olağanüstü zamanaşımı yoluyla mülkiyet hakkı doğar. Anılan maddelerde olağanüstü zamanaşımının eski malik yönünden mülkiyet hakkını sona erdiren, zilyet bakımından da hak sağlayan bir işlevi kabul edilmiştir.

Esasen tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olan Devlet fiili durumun hukukileştirilmesinde de yarar görmüştür. Anılan hükümlerde bu amaçla sevk edilmiştir. Bu açıklamalar karşısında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesinin Anayasaya aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalılar vekilinin bu yöne ilişen Anayasaya aykırılık iddiasının oybirliğiyle reddine karar verilip işin esasının incelenmesine geçildi.

Dava konusu 172 ada 2 parsele ait kadastro tutanağından, Temmuz 1952 tarih 18, Haziran 1942 tarih 27 ve 32 sıra numaralı tapu kayıtları uygulanmak suretiyle 8/32 payın Osman kızı Penpe,8/32 payın Osman oğlu Sadık,

6/32 payın Ahmet Hamdi Kartal,3/32 payın Mehmet oğlu Mehmet ve 7/32 payın ise Münevver Aksu ve Mürüvvet Tatlı adına 9.2.1993 tarihinde tespit edildiği,Sadık mirasçılarından Salim Özsan'ın tesbite itirazı üzerine Abana Kadastro Mahkemesinin 20.5.1997 tarih 1995/11 esas 1997/12 karar sayılı ilamı ile Penpe paylarının Sadık'a satıldığı,her iki payın da Sadık mirasçıları tarafından kullanıldığı gerekçesiyle 16/64 payın Salim Özsan,16/64 payın Melihat Çınar,12/64 payın Ahmet oğlu Mehmet,6/64 payın Mehmet oğlu Mehmet,7/64'er payın Münevver Aksu ve Mürüvvet Tatlı adlarına tesbitine karar verildiği,kararın temyiz edilmeksizin 19.9.1997 tarihinde

kesinleşerek tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.Daha sonra Salim Özsan 16/64 payını 17.11.1997 tarihinde davalı Mustafa 'a, Melihat ise 16/64 payını aynı tarihte davalı Seyfi 'a satmış,dava konusu diğer hisseler intikal görmemiştir.

Dava 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesinde yazılı ölüm ve malikin tapu kütüğünden kim olduğunun anlaşılamaması sebeplerine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir.Anılan maddeye göre açılacak iptal ve tescil davalarının kayıt maliklerinin mirasçıları yanında tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olan ve kayıt maliklerinin hiç mirasçı bırakmadan ölmeleri ihtimali karşısında davanın sonucu ile ilgisinin bulunduğu gözetilerek Hazineye karşı da açılması gerekir.

Görülmekte olan davada Hazineye dava yöneltilmeden, buna göre de taraf teşkili tamamlanmadan yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.Bu nedenle davacı tarafa Hazineye davayı yöneltmesi için süre ve imkan tanınması, ondan sonra davalı Hazineden savunma ve delillerinin sorulması, bildirilmesi halinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalılar Mustafa ve Salim vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 135,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 21.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2007/2504, K. 2008/200, 21 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/2504
Karar No
2008/200
Tarih
21 Ocak 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2007/2509 K.2008/55
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/2513 K.2008/215
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/2514 K.2008/177
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/2515 K.2008/154
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/2518 K.2008/155
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/2530 K.2008/178

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.