İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/10431 K.2013/6657

... ile ... aralarındaki katılma alacağı ve katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 1.Aile Mahkemesi'nden verilen 13.06.2012 gün ve 604/867 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş…

Esas2012/10431Karar2013/6657Tarih7 Mayıs 2013Okuma5 dk · 1.059 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/10431 E., 2013/6657 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2013
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Katılma alacağı ve katkı payı alacağı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.059 kelime·5 dk okuma

... ile ... aralarındaki katılma alacağı ve katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 1.Aile Mahkemesi'nden verilen 13.06.2012 gün ve 604/867 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, müvekkili ile davalının 1988 yılında evlendiklerini, ... 3. Aile Mahkemesi'nin 2007/197 Esasında kayıtlı davalı ...'ın ... aleyhine açmış olduğu boşanma davasının TMK'nun 166/3. maddesi uyarınca kabulle neticelendiği ve 12.12.2008 tarihinde kesinleştiğini, evlilik birliği devam ederken satın alınan ... plakalı araç ile ...

Sokakta bulunan marketin açılışında ve binaların yapımı sırasında ziynet eşyalarını vererek katkıda bulunduğunu, ayrıca, evden ayrılırken müşterek hanede kalan buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, bulaşık makinesi ve küçük ev aletlerinin verilmediğini, öncelikle bu eşyaların aynen teslimini, bu mümkün olmadığı taktirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere; şimdilik, 1000 TL'nin tahsiline, araç, daireler, market ve market işletmesi için fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yanların ... 3. Aile Mahkemesi'nin 2007/197-330 Esas ve Karar sayılı kesinleşen ilamı ile TMK'nun 163/3 maddesi gereğince boşanmalarına karar verildiğini, kararın eki protokol bulunduğundan öncelikle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine, ayrıca davacının herhangi bir katkısı olmadığından davanın tümüyle reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece,14.02.2011 tarih 2009/521 Esas-2011/160 Karar sayılı kısa kararda “54.300 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, davacı tarafın bu konudaki fazlaya dair talebinin reddine, davacı vekili, 19.11.2009 havale tarihli dilekçesiyle ev eşyalarına yönelik taleplerinden feragat ettiğinden, ev eşyalarına yönelik davanın vaki feragat nedeniyle reddine” karar verilmiştir. Gerekçeli kararda ise; “... İlçesi, Tadlar-Derebaşı 38 parsel numaralı tarla

niteliğindeki gayrimenkule ilişkin 42.000 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ... plakalı 2005 model kamyonete ilişkin 12.300 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...Mahallesi, 31741 ada 6 nolu parseldeki binanın 6 ve 10 numaralı bağımsız bölümleri, davalının kişisel malı olmakla ve davacının bu yerlerde katılma alacağı ile değer artış payı mevcut

olmadığından bu taşınmazlara yönelik katılma alacağı talep ve davasının reddine, davacının, davalının işlettiği ve davalının kişisel malı olarak kabul edilmesi gereken markete yönelik katılma alacağı talebinin reddine, davacı vekilinin 19.11.2009 tarihli dilekçesiyle ev eşyalarıyla ilgili talep ve davasından feragat ettiğinden, ev eşyalarına yönelik talep ve davalarının vaki feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Anılan kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Daire'ce 15.03.2012 tarih 2011/2685-2012/1787 Esas-Karar sayılı ilam ile karar, “…Görüldüğü üzere, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki bu uyumsuzluk mahkemelere olan inancı sarsacaktır. Hükümlerin korunmasında esas olan kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir.

Bu konuya ilişkin 10.04.1992 gün 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında. 1- Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. 2- Yerel mahkeme, bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verilebileceğine ilişkindir. Hüküm bu nedenle kanuna ve değinilen İçtihadı Birleştirme kararına aykırı olarak tesis edilmiştir.

Davalı vekilinin, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Yasanın HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece, Daire'nin bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda oluşturulan kısa kararda, “54.300 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının bu konudaki fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı vekili 19.11.2009 havale tarihli dilekçesi ile ev eşyalarına yönelik taleplerinden feragat ettiğinden ev eşyalarına yönelik davanın vaki feragat nedeniyle reddine” şeklinde karar verilmiş, gerekçeli kararda ise: “ 1- Davacı ...'ın davalı ...'dan dava konusu ... ili, ... ilçesi, ...-38 parsel numaralı tarla niteliğindeki gayrimenkule ilişkin olarak 42.000 TL,

... plaka sayılı Isuzu marka 2005 model kamyonete ilişkin olarak 12.300 TL olmak üzere toplam 54.300 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gayrimenkule ilişkin olarak 42.000 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, ... plaka sayılı Isuzu marka 2005 model kamyonete ilişkin olarak 12.300 TL katılma alacağının ise karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Dava konusu ..., ... ...

Mah. 31741 ada, 6 parsel nolu taşınmaz üzerindeki binanın 6 ve 10 numaralı bağımsız bölümleri davalının TMK'nun 220/2 maddesi anlamında kişisel malı olduğundan davacı ...'ın bu gayrimenkullere ilişkin olarak davalı ...'dan katılma alacağı ve değer artış payı alacağı mevcut olmadığından bu taşınmazlara yönelik katılma alacağı talep ve davasının reddine, 3-Yine davacı ...'ın davalı ...'dan davalının işlettiği ve davalının kişisel malı olarak kabul edilmesi gereken “...

Mah. 65.Sok. No:7/A .../... adresindeki marketle ilgili olarak mal rejimine dayalı alacağı bulunmadığından marketle ilgili katılma alacağı talebinin de reddine, 4-Davacı vekilinin 19.11.2009 tarihli dilekçesiyle ev eşyaları ile ilgili

talep ve davasından feragat ettiğinden, ev eşyalarına yönelik talep ve davanın vaki feragat nedeniyle reddine "yönünde hüküm kurulmuştur. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Kural olarak, mahkemece, bozma ilamına uyulduğuna göre bozma ilamı çerçevesinde işlem yapmak zorunluluğu doğmaktadır. Bozma ilamına uyulmasının taraf yararına usuli kazanılmış hak teşkil edeceği açıktır. Ne var ki; Mahkemece, bozulan kararın aynısı tekrar edilerek hüküm kurulmuş, dolayısıyla kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilmemiştir.

HUMK'nun 388/2.fıkrası hükmüne göre; “…Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Anayasanın 141.maddesinin koymuş olduğu duruşmaların aleniyeti kuralı ve HUMK'nun 382.maddesi

gereği kararların alenen tefhimi icap eder. Kısa kararla gerekçeli kararın ayrı nitelikte ve çelişik bulunması işbu aleniyet kuralına aykırı düşer ve mahkemelere olan güveni sarsar. Tebliğ edilen ilamın tefhim olunan kısa karara uygun bulunması aynı zamanda kamu düzeniyle ilgilidir. 10.04.1992 tarih, 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi, “Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. Yerel Mahkeme bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir” denilmiştir. Hüküm bu nedenle kanuna, tarih ve numarası belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Dairenin yukarıda tarih ve numarası verilen bozma ilamına aykırı olarak tesis edilmiştir.

Davalı vekilinin, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Yasanın HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine bozma nedenine göre işin esasına ilişkin hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına 3.252,00 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/10431, K. 2013/6657, 7 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/10431
Karar No
2013/6657
Tarih
7 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/10433 K.2013/6952
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/10434 K.2013/6953
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/10443 K.2013/6954
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/10447 K.2013/8759
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/10448 K.2013/15826
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/10452 K.2013/5406

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.