Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan 345 parselde 3/40, 352 parselde ise 6/40 payın vekil edeni tarafından davalı ...’ten haricen satın alındığını, tarafların kardeş olmaları sebebiyle aralarında resmi senet düzenlenmediğini açıklayarak iptal ve vekil edeni adına tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, tapulu taşınmazların haricen satışının geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu payların davacıya devri ve bu devir nedeni ile bedeli hakkında düzenlenmiş yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Gerçekten de, tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmeler Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26.maddesi hükümleri uyarınca resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Geçersiz bir tapu dışı satışa dayanılarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, az yukarıda açıklandığı üzere tapulu taşınmazların haricen, resmi olmaya satışı geçerli olmadığına, maddi olaylara ilişkin iddialar tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceğinden dava konusu tapuda kayıtlı payların davacıya devri nedeniyle bir bedel ödenip ödenmediği, eğer bir bedel ödenmiş ise ne miktar ödendiği hususu kural olarak yazılı belge ile kanıtlanması gerekmekte ise de;
somut olayda tarafların kardeş olmalarından dolayı HUMK.nun 293. maddesi hükümleri uyarınca davacının tüm iddialarını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabileceği, mutlaka yazılı belge ve yemin varlığının aranması gerekmediğine, ancak davacının isteğinin tapu iptali ve tescile ilişkin olup bunun dışında bir talebin olmaması, sözleşmenin varlığı ve bedelin ödendiği bu şekilde kanıtlansa dahi bu durumun tapu iptali ve tescil davasının kabulü sonucunu doğurmayacağı anlaşıldığına göre mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve kanuna uygun buluna hükmün ONANMASINA Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.