KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2013/4542 E., 2013/10357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın önlenmesi
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
... ile ... İletişim Hizmetleri A.Ş ve ... ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.06.2012 gün ve 276/323 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi Turkcell vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.06.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... A.Ş. vekili Avukat ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacı vekili 14.07.2010 havale tarihli ve harcı alınan dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi, Karanfil sok. no 18'deki binanın çatısına davalılar ..., ve ...’ın taraf olarak düzenledikleri kira sözleşmesi ile Turkcell iletişim hizmetleri Anonim Şirketi tarafından kiracı sıfatıyla binanın çatısına 1 adet ... baz istasyonu inşa edildiğini, taşınmazın yarısı kendisine ait olduğu için ve izini alınmadan
yapılan işleme muvafakat etmediğini, öte yandan baz istasyonunun sağlığa da zararlı olduğunu açıklayarak sökülmek suretiyle müdahalesinin menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... kira sözleşmesinin geçerli olduğunu, davacının iyi niyetli olmadığını, husumet eksikliği bulunduğunu vs. açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş oturumlara katılmamışlar, cevapta vermemişlerdir.
Mahkemece, yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak baz istasyonunun sağlığa zararlı olduğu iddiası ile ilgili müdahalenin meni yönündeki davanın reddine, ancak, davacının taşınmazda ½ oranında paydaş olduğu ... firmasının diğer ½ maliklerinden yapmış olduğu sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle 951 ada 52 parsel üzerindeki ... mahallesi ... sok. 18 nolu 2 katlı gecekondunun çatısındaki ... iletişim hizmetleri A.Ş. ait baz istasyonuna yönelik men ve kal davasının kabulüne, müdahalenin menine, istasyonun bu yerden sökülmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... iletişim hizmetleri AŞ. vekili tarafından dilekçesinde yer alan gerekçelerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; dava, mülkiyeti Hazineye ait çaplı taşınmaz üzerindeki davacı kişi ile diğer davalı şahısların maliki oldukları 2 katlı binanın çatısına diğer davalı kişiler ile ... iletişim hizmetleri AŞ. arasında yapılan 5 yıllık kira sözleşmesi gereğince baz istasyonun sökülmesi isteğine ilişkindir.
Yargıtay’ın 14, 4, 1 ve zaman zaman Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği gibi ve bunları teyit eden Hukuk Genel Kurulu kararlarında da açıklandığı üzere bu yere yapılan baz istasyonu sağlığa zararlı olduğu ve sökülmesi gerektiği halde ölçüm anındaki tespitlerle sağlığa zararlı olmadığı yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilmesi doğru olmamıştır. Ancak, kira sözleşmesinin geçerli olması için pay ve paydaş çoğunluğuna sahip olunması gerekir.
Somut olayda kiraya verenler pay ve paydaş çoğunluna sahip olan kişiler değillerdir. Öte yandan, dosyaya sunulan satış sözleşmesine göre taşınmazın tamamının davacı tarafından davalıların miras bırakanından haricen satın alındığı anlaşılmaktadır. Öyle ise, davalı kişiler ile diğer davalı ... İletişim Hizmetleri AŞ. arasında düzenlenen ve bir fotokopisi dosyaya sunulan sözleşme geçerli değildir.
Taşınmazın zemininin Hazineye ait olması iş bu davanın açılıp görülmesine ve karara bağlanmasına engel teşkil etmemektedir.
Hal böyle olunca, yerel mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru olmakla davalı ... İletişim Hizmetleri AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya açıkladığım nedenlerle uygun olan yerel mahkeme kararının bu gerekçelerle onanması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenlerle sayın çoğunluğun formül onama şeklinde tecelli eden görüşlerine katılamıyorum. 02.07.2013
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/4542, K. 2013/10357, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama