KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/13828 E., 2015/22120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tespit
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
... ile ... aralarındaki tespit davasının kabulüne dair ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.03.2014 gün ve 673/172 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, evlilik birliği içerisinde tarafların ortak katkıları ile edinilen dava dilekçesinde belirtmiş olduğu davalı adına kayıtlı bir adet taşınmaz ile ilgili olarak taşınmazın ½ hissesinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Eşler, 09.07.1990 tarihinde evlenmiş, Almanya Kerfen Sulh (Aile Mah) Mahkemesi'nce verilen 03.03.2009 kesinleşme tarihli karar ile boşanmışlardır. Yabancı mahkeme kararı tanınmasına ilişkin hüküm ise 02.05.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Davaya konu 1 nolu mesken evlilik birliği içerisinde 13.03.1998 tarihinde satın alınarak davalı eş adına tapuda tescil edilmiştir
Eda davasının mümkün olduğu durumda tespit davası dinlenmez. Bir tespit davasının dinlenebilmesi için davacı tarafın dava açmakta güncel hukuki yararının bulunması gerekir (HMK 106). Dava konusu taşınmazın evlilik birliği içerisinde davalı koca adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça evlilik birliği içerisindeki katkıları nedeniyle eda davası niteliğinde olmak üzere mal rejiminin tasfiyesi davası açılması imkan dahilindedir. Bu durumda bu davayı açmakta davacının güncel hukuki yararının bulunduğundan söz edilemez. Bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul edilmesi isabetli olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/13828, K. 2015/22120, 9 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama