KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2014/19463 E., 2016/13200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz edenler tarafından duruşmalı olarak istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, .... 26. İcra Müdürlüğü'nün 2010/1046 Esas sayılı dosyasında borçluya ait ... Hastanesi ve Sağlık Hizm. A.Ş'de bulunan mahcuzların 10.5.2013 tarihinde yapılan haczi sırasında davalı 3.kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, borçlu şirket ile 3.kişi şirket arasında organik bağ bulunduğunu belirterek 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3. kişi şirket vekili; borçlu şirket ile 3.kişi şirketin farklı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, muvazaalı bir durumun söz konusu olmadığını, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, istihkak iddiasında bulunan şirketin, borcun doğumu ve icra takibinden sonra kurulduğu, her iki şirketin ortak ve yönetim kurulu başkanlarının aynı olduğu, iki şirket arasında organik bağ bulunduğu, yapılan işlemlerin alacaklılardan mal kaçırmak gayesiyle muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı 3.kişi vekili, davalı borçlu vekili ve davacı alacaklı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının, İİK’nun 99 maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalıların tüm ve davacı alacaklının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı alacaklının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davanın esasına yönelik ret kararı verildiğine göre; karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda; .... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.2.2013 tarihli 2010/69 E., 2013/ 70 K. sayılı ilamı ile; itirazın iptali ile 28.774,87 TL üzerinden takibin devamına karar verilmekle takip konusu alacak miktarı belirlenmiş olup söz konusu alacak miktarı dava konusu hacizli malın değerinden az olduğundan avukatlık ücretinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekir. Belirtilen bu hususlar dikkate alınmadan davacı alacaklı taraf yararına eksik vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/19463, K. 2016/13200, 6 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama