Davacı vekili dava konusu taşınmazların davalı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası ile açık artırma ile satışa konu edildiğini, taşınmazlar üzerinde katkı payı alacağı olduğunu açıklayarak, 8921 parsel ... taşınmaz üzerindeki 3 ve 4 numaralı dükkanlar ile 9 numaralı meskenin tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesi üzerine şerh düşülmek suretiyle, 30.05.2013 tarihli ara karar ile davalı ...'ın babası Necati Akdoğan'dan intikal eden miras payına dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına, satış halinde satış bedeli üzerine tedbir konulmasına karar verilmiştir.
Davalı ... vekili 02.07.2013 tarihli dilekçesi ile taşınmazlar ve satış bedeli üzerine mahkeme hakimi tarafından dilekçeye şerh düşülmek suretiyle ihtiyati tedbir konulduğunu, iki ayrı tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu açıklayarak her iki tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece tutulan 08/01/2014 tarihli tutanakta, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği açıklanmıştır. Davalı vekili ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin itirazlarının reddi kararının hatalı olduğunu ileri sürerek itirazın reddine ilişkin kararın bozulmasını istemiştir.
6100 ... HMK'nun 391/3.maddesindeki düzenleme ile ihtiyati tedbir kararlarına karşı da kanun yolu açılmış ve kanun yoluna başvurulması halinde ihtiyati tedbirin özelliği gereği incelemenin öncelikle yapılacağı ve verilen kararın da kesin olacağı açıklanmıştır.
Ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 21.02.2014 tarih 2013/1 Esas 2014/1 karar ... içtihadı ile HMK’nun 391. ve 394. maddelerinde geçen “kanun yolu” ibaresi ile kastedilenin istinaf yolu olduğu, Geçici 3.madde yollamasının sadece HUMK’nun temyize ilişkin hükümlerini kapsadığı ve ihtiyati tedbire ilişkin kararların nihai nitelikte kararlardan olmadığı, ayrıca bu konuda özel bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde bu tür kararların temyiz yolu kapsamında incelenemeyeceği kanaatine varılmış ve “İlk derece mahkemelerinden verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağına” karar verilmiştir.
Az yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı karşısında davalı vekilinin talebinin incelenme imkanı bulunmadığına, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması isteminin reddine ilişkin karara karşı temyiz isteğinde bulunulamayacağına göre davalı vekilinin kanun yolu başvurusunun açıklanan nedenlerle REDDİNE, 24,30 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.