KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/5405 E., 2017/6032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... ARAR
Borçlu vekili, 6552 sayılı Yasa'nın 38. maddesi ile 5502 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, alacaklı tarafından kuruma yazılı bir müracaat bulunmadan, doğrudan cebri icra yoluna başvurulamayacağını ve dayanak ilamın kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceğini belirterek icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme'ce dayanak ilamın kesinleşmeden infazının mümkün olduğu ve 2577 sayılı Yasa'nın 28/2. maddesinin adli yargı kararları hakkında uygulanmayacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, karar borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
11.09.2014 tarih ve 29116 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 38. Maddesiyle değişik 5502 sayılı Kanun'un 36/2. maddesi, "Kurumun taraf olduğu her türlü davalarda, Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir.
Bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yollarına başvurulamaz. Belirtilen sürede ödeme yapılmaması halinde, söz konusu alacaklar genel hükümler dairesinde tahsil olunur.." hükmünü içermektedir. Anılan düzenlemede, ilamın adli yargı mahkemelerince verilip verilmediğine bakılmaksızın, ... Kurumu aleyhine başlatılacak ilamlı takiplerde, öncelikle Kuruma müracaat zorunluluğu bulunmaktadır.
Somut olayda, takibe 31.10.2014 tarihinde anılan Yasa'nın yürürlük tarihinden sonra başlanmış ve davacı kuruma herhangi bir başvuruda bulunulmamıştır. Açıklanan nedenlerle mahkemece, zikredilen yasal düzenleme uyarınca şikayetin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/5405, K. 2017/6032, 24 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama