KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/9988 E., 2017/11542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlu şirketin faaliyet gösterdiği adreste haciz yapıldığını, hacze konu malların borçluya ait olduğunu, üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları, haczin borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmış olması, borçlu şirket ile 3. kişi şirket kurucu, ortak ve temsilcilerinin anne-baba-kardeş gibi birinci dereceden ve ikinci dereceden yakın akrabalık bağına sahip olmaları,aynı faaliyet alanında ticaret yapmakta olmaları ve haciz tutanağı bir arada değerlendirildiğinde; bu olguların borçlu şirket ile 3. kişi şirket arasında organik bağ bulunduğunu gösterdiği ve davalı üçüncü kişi şirketin istihkak iddiasının haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkidir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.
Somut olayda, dava konusu 13.05.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi şirket yetkilisi olduğunu beyan eden ve 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunan Hatice Gediz’in, üçüncü kişinin ortağı yada temsil yetkilisi olmadığı, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Davalı üçüncü kişi tarafından, hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır.
O halde davacı alacaklının İİK’nun 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK nun 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/9988, K. 2017/11542, 26 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama