KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/17395 E., 2019/11426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi; borçlu aleyhine yapılan takipte kendisine ait işyeri adresinde yapılan hacizde menkullerin dava dışı ... ünvanlı firmadan satın ve devir alındığını, mahcuzların borçluya ait olmadığını borçlu şirketin faaliyet adresinin bir başka adres olduğunu, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; haciz adresinin borçluya ait işyeri adresi olduğunu, ticaret sicil ve talimat adreslerinde geçen adres olduğunu, haciz sırasında borçluya ait evrakların bulunduğunu, sunulan faturanın istihkak iddiasını destekler nitelikte olmadığını belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından sunulan bilgi, belge ile tanık beyanları ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde haciz yapılan adresin borçlu şirketin taşınmadan önceki ticaret sicil adresi olduğu, davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, davacı tarafından sunulan faturalarda menkullerin seri numaralarının da belirtilmemiş olması nedeniyle iddiasını ispatlayamadığı, borçlunun işyerinin muvazaalı olarak devredildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nin 97 vd. maddelerine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu haciz adresi borçlunun önceki sicil adresi ise de borçlu bu adresten 20.2.2015 tarihinde ayrılmış, borçlu şirket adına ödeme emri tebligatı sicil adresinde yetkiliye tebliğ edilmiştir. 09.07.2015 tarihli haciz esnasında borçlu şirket yetkilileri hazır olmadıkları gibi borçlu şirketin haciz adresinde faaliyette bulunduğuna dair bir delil elde edilememiştir.
Haciz sırasında borçlu adına düzenlenmiş güncel tarihli su faturası bulunmuş olsa da fatura tek başına borçlunun ticari faaliyetlerine haciz adresinde devam ettiğine dair delil teşkil etmez. Hal böyle olunca, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi üçüncü kişi yararına olup, ispat yükü altında olan alacaklının delil olarak sunmuş olduğu borçluya ait vergi levhası,ticaret sicil kayıtları mahcuzların borçluya ait olduğunu kanıtlamaya elverişli değildir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/17395, K. 2019/11426, 17 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama