KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/18044 E., 2020/2960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptal Ve Tescil
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile birlikte paydaşı oldukları 1984 ada 23 parsel sayılı taşınmazda bulunan 9 numaralı bağımsız bölümü mirasbırakandan haricen satın alarak bedelini ödediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile tesciline, aksi takdirde bedelin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuş, diğer davalı ..., davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, kabul beyanı gözetilerek davalı ...'ye yönelik davanın kabulüne, diğer davalıya yönelik davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, haricen satıma dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere, HMK'nin 297/2. maddesinde “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır.
Ne var ki, Mahkemece verilen nihai kararda taşınmazın 1/3 payının davacı adına tescil edildikten sonra kalan 2/3 payın mirasbırakan Melek adına bırakılarak ve kalan payda davayı kabul eden davalı ...'nin hakkının bulunmadığı belirtilerek verilen karar infazda tereddüt uyandırmış ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK mad. 438/7, HMK 370/2).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/18044, K. 2020/2960, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama