KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/5600 E., 2019/1986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlu aleyhine yapılan takipte üçüncü kez hacze gidildiğinde, davalı ...'nun istihkak iddasında bulunduğunu borçlu işyerinde icra edilen ilk haczin 20/11/2013 tarihli olduğunu, borçlu şirketin ünvanının ... Cafe İşletmeciliği Tic. Ltd. Şti. olarak 26/11/2013 tarihinde değiştiğini, davalı tarafın istihkak iddialarının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; haciz adresi ile borçlu adresi arasında bağlantı bulunmadığı, daha önce haczedilen menkullerin son hacizde mahalde bulunmadığı, mahcuzların borçluya ait olduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK'nin 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1. Davada husumet ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Dava dilekçesinde davalı üçüncü kişi olarak ... gösterilmiş ve dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de; davalının üçüncü kişi şirket adına istihkak iddiasında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, mahkemece, lehine istihkak iddiasında bulunulan, .... usulüne uygun olarak davaya dahil edilip, taraf teşkili sağlanarak, delilleri toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre davacı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/5600, K. 2019/1986, 26 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama