KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/8134 E., 2018/15996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Tescil, Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, tarafların evlilik birliği içerisinde davalı adına edinilen ... ada ... parselde bulunan 4 numaralı bağımsız bölüm ile ... plakalı sayılı araçları bulunduğunu beyanla anılan taşınmaz ve aracın 1/2 payının iptali ile davacı adına tescilini, aksi halde belirlenecek bedelin 1/2'sinin davacıya ödenmesini, başka belirlenecek mal varlığı olursa onların da 1/2 paylarının davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, taşınmaz yönünden 4.643,88 TL değer artış payı ile 4.686,29 TL artık değere katılma alacağı ve araç ile ilgili 4.192,00 TL artık değere katılma alacağı olmak üzere toplam 13.522,17 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla isteğin reddine,taşınmaz ve aracın 1/2 kaydının iptal ve tesciline yönelik talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
İnşaat mühendisi Hakan Ünsal tarafından düzenlenen 22.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda tasfiyeye konu taşınmazın özellikleri açıklanmak ve fotoğrafları eklenmek suretiyle sunulan dört sayfadan ibaret mütalaada, anılan taşınmazın değerinin keşif tarihi itibariyle 80.000 TL, dava tarihi itibariyle 70.000 TL olduğunun bildirildiği, davalı tarafın itirazı üzerine aynı bilirkişiden alınan 11.09.2015 tarihli ek raporun tek paragraftan oluşan taşınmazın incelenmesi bölümünde ise genel olarak fiyat araştırması yapıldığı,
bu anlamda özele inildiğinde taşınmazın eski bir yapı ve sobalı oluşu ile değer kaybettirici özelliklerinin sehven gözden kaçırıldığından bahisle aynı taşınmazın değerinin keşif tarihi itibariyle 35.000 TL, dava tarihi itibariyle 30.000 TL olduğunun belirtildiği,11.09.2015 tarihli ek bilirkişi raporunun 22.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen değerle ilgili olarak iki rapor arasındaki farkın sebebini ortaya koymaktan uzak olduğu, anılan iki rapor arasında çelişki bulunduğu, Mahkemece söz konusu çelişki giderilmeden karar verildiği görülmektedir.
Mahkemece yapılacak iş; dosya içerisinde bulunan 22.04.2014 ve 11.09.2015 tarihli bilirkişi raporlarındaki hususlar irdelenip çelişkiler giderilecek şekilde tasfiyeye konu taşınmazın yeni karar tarihine en yakın değerinin farklı bir inşaat mühendisi ve bir mülk bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle belirlenmesi, dosya içerisindeki taşınmaza ilişkin fotoğrafların yeterli görülmemesi halinde yeni fotoğrafların da çekilerek dosyaya eklenmesi, bu şekilde sonuca gidilmesi olmalıdır.Açıklanan hususlar gözönüne alınmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/8134, K. 2018/15996, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama