KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/15742 E., 2020/4638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2020
- Dava türü
- İstihkak
- Mahkemesi
- Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 2016/959 Esas, 2017/453 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, üçüncü kişinin istihkak iddiasının haksız olduğunu, borçlunun, haciz yapılan işyerini eşinin arkadaşına muvazaaalı olarak devir ettiğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi, işyerini boş olarak kiraladığını, hacze konu bazı menkullerin işyerinin önceki işleteni olan borçludan fatura karşılığı satın alındığını, ödeme belgesinin bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, üçüncü kişinin işe başlama tarihinin takibe dayanak bononun vade tarihinden üç gün önce olduğu, ödeme dekontunda ödeme tarihinin vade tarihinden bir gün önce olduğu, üçüncü kişi tarafından sunulan kira sözleşmesinin her zaman temini mümkün belgelerden olduğu belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, karar davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK'nin 99. maddesi uyarınca açtığı istihkak iddiasının reddi davası niteliğindedir.
Yargıtayın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise veya duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, İİK'nin 103. maddesine göre davetiye tebliğ edilmeyen borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenememiştir. Bu nedenle borçlunun davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması amacıyla davet kağıdı ve dava dilekçesinin borçluya tebliğ edilmesi için davacı alacaklıya süre ve imkan verilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan, işin esasına yönelik karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/15742, K. 2020/4638, 8 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama