KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/4235 E., 2019/9337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalıların davacıya ait 158 ada 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar ile 172 ada 7 parsel sayılı taşınmazlara hukuka aykırı müdahalesinin olduğunu, davacının rızası olmadan 1992 yılından beri kullandıklarını, tahıl ekmek suretiyle müdahalede bulunan davalıların bu eylemlerine son vermeleri için bu davanın açıldığını açıklayarak, davaya konu taşınmazlara vaki müdahalenin men’i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8000 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davaya konu taşınmazları davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullandıkları ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre , davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nin 125/2 maddesinde “Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve kaldığı yerden itibaren devam eder.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince; davaya konu 158 ada 8 ve 10 parsellerde kayıtlı taşınmazların davacı adına kayıtlı iken, dava devam ederken 09.04.2014 tarihinde satış yoluyla dava dışı üçüncü kişiye devredildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, devralan dava dışı üçüncü kişinin, HMK'nin 125/2. maddesi gereğince davayı açan (önceki malik) yerine geçtiğinin ve aktif dava ehliyeti bulunduğunun kabulü, resen bu durumun yeni devralan malike ihbar edilmesi ve davayı takip edip etmemesine göre bir karar verilmesi gerekirken , bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4235, K. 2019/9337, 21 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama