KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/5352 E., 2020/5575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, tarafların 36 parsel sayılı taşınmazın paydaş maliki olduklarını, davalıların bu taşınmaz üzerinde bulunan 2 adet binadan birinde kendileri oturduğunu birini de kiraya verdiklerini, davacının ve diğer paydaşların kullanmasını engellediklerini belirterek, 09.04.2006 tarihinden itibaren davalının tahsil ettiği kira bedellerinden müvekkili payına düşen miktarın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davalı asilin 28.10.2015 tarihli dilekçesine dayanarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava ecrimisil isteğine ilişkindir.
HMK’nin 206/1. maddesine göre, “Okuma ve yazma bilmediği için imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlıdır.” Dava dilekçesi ekinde bulunan ve Bandırma 3. Noterliğince düzenlenmiş olan vekaletnamede, davacı ...’ün okuma yazma bilmemesi nedeniyle sol el başparmak izinin alındığı, buna karşın, feragat talebini bildirdiği 04.11.2015 havale tarihli dilekçesinde imzası bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin temyiz itirazında davacı asilin irade fesadına uğradığı iddiası da bulunduğuna göre, Mahkemece öncelikle davacı asilin feragat beyanının geçerli olup olmadığı değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/5352, K. 2020/5575, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama