KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/3225 E., 2021/3845 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Galle Fazlasını Almaya Hak Kazandığının Tespiti
- Mahkemesi
- İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2016/1494 Esas, 2018/176 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1...Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ...'nın evladı olduğunu belirterek galle fazlasını almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri; davanın reddine karar verilmesi yönünde talepte bulunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının vakıf evladı olduğu ve galle fazlasından faydalanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne yönelik karar verilmiştir. Davalı ... vekili ve ... vekili istinaf etmiştir. Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı ... vekili ve ... vekili temyiz etmiştir.
Dava; galle fazlasını almaya hak kazandığının tespitine ilişkindir.
Bilindiği üzere, Tebligat Kanunu 21/1. maddesinde...Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı... yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.
Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin birinci fıkrasında...Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması,
imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir" hükmü öngörülmüştür. Somut olayda; davalı ... vekiline Bölge Adliye Mahkemesi kararı ...’a yapılmış ancak ...’un kim olduğu (komşu, kapıcı, yönetici) belirlenmemiştir. Tebligatın kime yapıldığı açıkça belirtilmediğinden bu tebligatlar usulüne uygun değildir.
Bu nedenle dahili davalı ... vekili karardan 14.03.2019 havale tarihli temyiz dilekçesi haberdar oldukları kabul edilerek ... vekili temyizi süresinde kabul edilerek temyiz itirazlarının incelemesi sonucunda;
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/3225, K. 2021/3845, 26 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama