Kadastro sırasında ... Köyü 129 ada 27 nolu 16171,16 m² yüzölçümlü parsel tarla vasfıyla belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalılar adına tespit edilmiştir.
Orman İdaresince, kadastro mahkemesinde açılan tespite itiraz davası, Safranbolu Kadastro Mahkemesinin 2012/110 Esas ve 2012/55 Karar ... kararı ile tahdit dışında kalan taşınmazda Orman İdaresinin aktif taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle reddedilmiş ve taşınmaz davalı gerçek kişiler adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunu ve orman bütünlüğü içinde yer aldığını iddia ederek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davalılar adına tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.10.2016 tarihli ve 2015/9879 E.- 2016/9358 K. ... kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; " Davacı Hazinenin, çekişmeli taşınmazın hem orman içi açıklık olduğunu ve hem de eylemli orman niteliğinde bulunduğunu iddia ettiği, mahkemece, ayrıca araştırma ve inceleme yapılmaksızın, Kadastro Mahkemesinin 2012/110 Esas, 2012/55 Karar ... dava dosyadaki raporlar esas alınarak çekişmeli taşınmazın orman içi açıklık olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırmanın, karar vermek için yeterli bulunmadığı,
gerek kesinleşen kadastro mahkemesi dosyasında ve gerekse de temyize konu dava dosyasında, çekişmeli taşınmaza komşu tüm komşu parsel tutanakları ve tapu kayıtları getirilmediği, çekişmeli taşınmazın orman içi açıklık sayılıp sayılamayacağının komşu taşınmazlar da dikkate alınarak tartışılması gerektiğinin düşünülmediği açıklanarak,
mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmaza komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve ekleri, davalı iseler dava dosyaları, varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları (tesis ve tüm tedavülleriyle birlikte), kadastro tespiti kesinleşen komşu parsellerin kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilmeli ve bundan sonra,
önceki bilirkişiler dışında kalan ve halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan, uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi ve bir fen bilirkişisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, usulüne uygun orman araştırması yapılarak dosyadaki tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca;
"1.Davanın kabulü ile; ... ili Eflani ilçesi ... Köyü, Kıran Mevki, 129 ada 27 parselde tapu malikleri adına kayıtlı taşınmazın Fen Bilirkişisi Adnan Postacı'nın 11.05.2018 tarihli raporu ve Ek-3 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 3.190,49 m²'lik ağaçlık alan kısmının tapu malikleri adına olan kaydının iptali ile ile davacı Hazine adına orman vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın tapu malikleri üzerinde bırakılmasına,
3.a) Davacı tarafından bozmaya konu karar öncesinde yapılan 232,00.-TL yargılama gideri ile bozmaya konu karar sonrasında 850,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 TL keşif araç ücreti, 253,80 TL keşif harcı, 43,35 TL (8 adet) müzekkere posta masrafı, 281,00 TL (26 adet) tebligat posta masrafı olmak üzere yapılan toplam 1.910,15 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 382,03 TL'nin davalılardan ve dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra davacı tarafa iadesine,
b) Davalı ... tarafından temyiz posta masrafı 16,00 TL, 159,00 TL (11 adet) tebligat posta masrafı, 123,60 TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere yapılan toplam 298,60 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 238,88.-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına, davalı ... tarafından yatırılan gider/delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davalı ...'ye iadesine,
4.Davacı taraf yargılamada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ve dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6.a) Mahkememizce düzenlenen 24.11.2014 tarihli ve 2013/279 Esas, 2014/120 Karar, 2014/146 harç nolu harç tahsil müzekkeresinin infaz edilmiş olması halinde alınması gereken 719,21 TL karar ve ilam harcından söz konusu harç tahsil müzekkeresi gereğince tahsil edilen 34,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 685,06 TL'nin davalılardan ve dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
b) Mahkememizce düzenlenen 24.11.2014 tarihli ve 2013/279 Esas, 2014/120 Karar, 2014/146 harç nolu harç tahsil müzekkeresinin infaz edilmemiş olması halinde alınması gereken 719,21 TL karar ve ilam harcının davalılardan ve dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına," karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 2001 yılında 6831 ... Kanuna göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmış ve 22.05.2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Taşınmaz, orman sınırları dışında kalmıştır.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ...
Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler ve temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'nin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü ve aşağıdaki bentlerin dışında kalan nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. 6100 ... HMK’nın 297/2 nci maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu cümleden olarak; dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak kısmen Hazine lehine kısmen de şahıslar lehine tescil hükmü kurulmasına rağmen, Hazine ve şahıslar lehine tescil hükmü kurulan kısımlara esas olacak bilirkişi raporu ekindeki 2 numaralı krokinin hüküm fıkralarında belirtilmemesi ve kararın eki sayılmaması, bunun yerine ortofoto üzerinden gösterim yapılan ek 3 nolu krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu hata ve yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
3.Davalının yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece her ne kadar yargılama giderinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 ... Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6099 ... Kanun) 16 ncı maddesiyle 3402 ...
Kanuna eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A maddesi ve 17 inci maddesi ile eklenen "Bu Kanun'un 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır” şeklindeki Geçici 11 inci maddesi hükümleri gereğince Hazinenin açtığı dava nedeniyle davalılar aleyhine yargılama giderleri hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu hata ve yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...'nin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan "Ek-3" ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "Ek-2" ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 3, 4 ve 5 (maddi hata ile 6 yazılan) numaralı bentlerinin hükümden çıkarılarak yerine "3- 3402 ...
Kanun'un 36/A maddesi uyarınca davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalılardan harç tahsiline yer olmadığına, davacı Hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 ...
Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.