KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/12329 E., 2023/3608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/400 E., 2019/80 K.
- Karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
1.381 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... vekili 03.08.2006 havale tarihli dilekçesi ile; ... ilçesi ... ... mevkiinde bulunan, kuzeyi ... ... varislerine ait tapulu 23 parsel, güneyi 24 parsel (...'ya ait tapulu yer) ve 49 parsel (Hazineye ait tapulu yer), doğusu Köy yolu, batısı Tersakan Özü Deresi ile çevrili, tahmini 5 - 6 dönüm miktarındaki tarlanın davacının murisi ... ...'na ait iken rızai taksim sonucu davacının zilyetliğinde bulunup yaklaşık 30 yıldır malik sıfatıyla zilyet olduğunu, taşınmazın sınırlarının tespiti ile tescil için yasaların öngördüğü tüm koşulların oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2010 tarih ve 2006/253 Esas, 2010/308 Karar ... önceki kararı ile, davanın kabulüne, ... ilçesi ... ... mevki kuzeyi ... ... ait 23 nolu parsel; güneyi ...'ya ait 24 ve Hazineye ait 49 nolu parsel, doğusu köy yolu, batısı Ters ... deresi ile çevrili ve 30.03.2009 tarihli bilirkişi raporunun 2. sayfasında A harfi ile gösterilen 3308 m2 alanındaki gayrimenkulün davacının zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2010 tarih ve 2006/253 Esas, 2010/308 Karar ... önceki kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) (20). Hukuk Dairesinin 16/03/2015 tarih ve 2014/8459 Esas, 2015/1608 Karar ... ilamıyla. "Mahkemece çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın sınırında Tersakan Deresi bulunduğu halde, jeolog bilirkişi dinlenmemiş, aktif dere olup olmadığı, ... tehdidi bulunup bulunmadığı, ıslah çalışması yapılıp yapılmadığı bakımından rapor alınmamıştır.
Yine orman bilirkişi, taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında olduğunu, 1939 tarihli hava fotoğrafı ile 1992 tarihli memleket haritasında orman sayılmayan yerlerden olduğunu ve üzerinde 35 yaşlarında meyva ağaçları bulunduğunu açıklamış ise de, rapora ekli 1959 tarihli memleket haritasında taşınmaz yeşil renkte göründüğü halde, bunun açıklaması yapılmamış, hangi bitki cinsinden dolayı bu renk göründüğü belirtilmemiş ve 1959 tarihli memleket haritasının dayanağı olan hava fotoğrafları getirtilip stereoskopik olarak incelenmemiş, arazi kadastrosunda hangi nitelikle tescil harici bırakıldığı da araştırılmamıştır.
3402 ...
Kadastro Kanununun 17 nci maddesi gereğince orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek, hayvan otlatmak, ağaç kesmek imar ve ihya olarak kabul edilemez) ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihten, tescil davasının açıldığı güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların,
Kadastro Kanununun 14 üncü maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar-ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ve gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 - 20 yıl önce çekilen hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının,
stereoskop aletiyle üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi zorunludur. O halde, mahkemece, daha önceki keşiflerde görev almamış bir orman bilirkişi, bir ziraat uzmanı, bir fen elemanı, bir jeolog bilirkişi marifetiyle yeniden yapılacak keşifte, yöreye ait 1959 tarihli memleket haritasının yapımına esas alınan hava fotoğrafları bulunduğu yerden getirtilerek,
stereoskop aletiyle üç boyutlu olarak incelettirilmeli, kadastro paftası üzerine aplike edilerek taşınmazın niteliği, orman olup olmadığı araştırılmalı, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı konusunda ziraat uzmanından rapor alınmalı, bu bilgiler memleket haritalarındaki renklerle karşılaştırılarak doğruluğu denetlenmeli, jeolog bilirkişiden sınırdaki derenin aktif olup olmadığı, aktif ise ... tehdidi bulunup bulunmadığı,
DSİ tarafından ıslah çalışması yapılıp yapılmadığı bakımından rapor alınmalı ve bu hususlar DSİ Genel Müdürlüğünden de araştırılmalı, ıslah çalışması yapılmışsa, çalışmaların yapıldığı tarih ile davanın açıldığı 2006 yılı arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı, tescil harici bırakılma nedeni belirlenmeli, bundan sonra elde edilecek delillere göre karar verilmelidir." denilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, A harfi ile gösterilen 3308.00 m2'lik dava konusu yerin orman tahdit sınırları dışında ve orman sayılmayan sahada kaldığı, 1953 tarihli hava fotoğrafında açık alanda kaldığı, üzerinde kısmen ..., münferit dağılışta ağaç ve ağaççıkların bulunduğu, açık alanlarda kuru tarım yapıldığı,
1959 yılı memleket haritasında gösterilen kapalılığın üzerindeki çayırlık, 10-15 yaşlarındaki herdem yeşil ağaççıklardan, yaz sıcaklığına uyum sağlamış kısa bodur yapılı ağaç ve çalılardan veya yörede sıkça rastlanan zakkum, ..., hayıt, ... ve maki formunda bitki topluluklarından oluştuğu, dava konusu yere ait 1978 hava fotoğrafının incelenmesinde taşınmazda tarım yapıldığı, 1992 yılı hava fotoğraflarının incelenmesinden ise; taşınmazda tarım yapıldığı, keşif tarihi itibariyle taşınmazda uzun zamandır bahçe tarımı yapıldığı,
taşınmaz içerisinde 35-40 yaşlarında zeytin ve badem ağaçları ile diğer meyve ağaçları nazara alındığında imar ihya çalışmasının uzun zaman önce tamamladığı hususunda görüş bildirildiği, jeololoji bilirkişi raporu ile de; taşınmazın Tersakan çayının aktif dere yatağında yada etki alanında olmadığı, 1976 yılında yapılan DSİ kanal çalışması ile dava tarihi olan 2006 yılı arasında taşınmazın tarım arazisi olarak olarak kullanıldığı, imar ihya faaliyetinin uzun yıllar önce tamamlandığı,
taşınmazın 1978 ve 1996 yılı memleket haritalarında tarım alanı olarak işaretlendiği 2004 ve 2013 uydu fotoğrafları ve keşif incelemesinde tarım alanı olarak kullanıldığı, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına göre, taşınmazın 1979 yılında davacının babası ... ... tarafından bahçelik olarak kullanıldığı 1979 yılında vefatı üzerine bu yerin miras payı olarak davacıya kaldığı, davacının o tarihten itibaren bu yerde zeytin, üzüm, armut, kayısı, şeftali benzeri ağaçlar yetiştirmek ve bahçe tarımı yapmak suretiyle kullanımını sürdürdüğü, davacının bu yerdeki zilyetliğinin 20 yılın üzerinde olduğu,
miktar yönünden tescile engel bir durum olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde kain ve 14.12.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan keşif ölçü krokisinde A harfi ile gösterilen 3308.00 m2 lik tescil harici taşınmazın tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde detaylı inceleme yapılmadığını, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın imar ve ihya durumu, ihyanın hangi tarihte başladığı ve tamamlandığı hususlarının tespit edilmediğini, eksik ve çelişkili raporlara dayalı hüküm verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 4721 ... Türk Medenî Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 ... Kanun), 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun), 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun ), 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun ), 3302 ... 31.8.1956 Tarihli ve 6831 ... Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 ... Kanun ), 4721 ... Kanun'un 713 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12329, K. 2023/3608, 12 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama