KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/12748 E., 2023/4644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/8 E., 2020/1 K.
- Hüküm/karar
- Davanın reddine
Karar Metni
1.405 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Yörede 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 4. maddesi hükmüne göre yapılan kadastro çalışmasında; ... ili Merkez ilçesi Meşeyolu Köyü 101 ada 2 parsel ... 2.768.349,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Asıl dosya davacısı ... (Köy Muhtarı) dava dilekçesinde; Meşeyolu Köyünde yapılan kadastro sırasında köylülere ait taşınmazların orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek orman niteliğiyle tespit edilen 101 ada 2 ve 3 parsellerin tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında 29.05.2009 tarihli duruşmada 101 ada 3 parsele yönelik davanın bu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 2009/25 Esas ... dosyasında davacı ... Kişiliğini temsilen ... dava dilekçesinde; 101 ada 2 parsel ... taşınmazın mera ve değirmen olarak köyün kullanımında olmasına rağmen, orman niteliğiyle tespit edildiğini ileri sürerek 101 ada 2 parselin tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
4. Mahkemenin 2010/37 Esas ... dosyasında davacı ..., 2009/29 ... dosyasında ise davacı ...; 101 ada 2 ... parselin dava dilekçelerinde sınırlarını bildirdikleri kısımlarının kendi zilyetliklerinde olduğunu ileri sürerek tespitin iptalini ve adlarına tescilini istemişlerdir.
5. Yargılama sırasında müdahil davacı ..., 101 ada 2 ... parselin müdahale dilekçesinde sınırlarını bildirdiği kısmının kendi zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek tespitin iptalini ve adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İdaresi ve Hazine vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2013 tarihli ve 2009/24 Esas, 2013/60 Karar ... kararıyla, davacılar ..., ..., ..., ... ve müdahil davacı ...’in davalarının reddine, Meşeyolu Köyü 101 ada 2 ve 3 parselin tespit gibi tesciline, 101 ada 4 ... parselin tespitteki gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, davacı ...'ın köy tüzel kişiliği temsilcisi olarak taşınmazların şahıslar adına tescili için açtığı davanın dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 109 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 ... parselin tespit gibi tesciline, 112 ada 12 ... parselin tespitteki gibi mera niteliğiyle sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asli müdahil ... tarafından 101 ada 2 ... parsele, davalı ... İdaresi tarafından ise 101 ada 2 ve 3, 101 ada 4, 109 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 ... parsellere yönelik temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2014 tarihli ve 2014/6918-7648 ... kararıyla; davalı ... Yönetiminin 101 ada 2, 101 ada 4, 109 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 ... parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden.
Orman Yönetiminin orman niteliğiyle tespit edilen 101 ada 2 parsel dolayısıyla davalı sıfatının bulunduğu, 101 ada 2 parsel ... taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş olması nedeniyle aleyhine her hangi bir durum yaratılmadığı, ayrıca diğer parsellere yönelik olarak ise 3402 ...
Kanun'un 26/D maddesi bağlamında usûlüne uygun şekilde müdahil davacı sıfatı ile harçlı bir katılımı bulunmadığı gerekçesiyle Orman Yönetiminin bu parsellere yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, 101 ada 3 ... parsele yönelik temyiz itirazları yönünden de, Mahkemece 29.05.2009 tarihli duruşmada 101 ada 3 ... parsele yönelik davanın bu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmiş olup 101 ada 3 parsel bu dosyada davalı olarak bulunmadığından dava konusu olmayan taşınmaz hakkında hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek bu husus eleştiri konusu yapılmıştır.
Müdahil ...’in temyiz itirazları yönünden ise; çekişmeli taşınmazın niteliğini belirlemek amacıyla 09/07/2013 tarihinde yapılan keşiften sonra ...'in 21.11.2013 tarihinde davaya katıldığı, Mahkemece 09/07/2013 tarihli keşfe katılan teknik bilirkişilerin raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu;
yani katılan davası yönünden çekişmeli taşınmaz bölümü ve niteliği belirlenmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğu belirtilerek bu nedenle "mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte,
çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi. 3116, 4785 ve 5658 ... kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 ... Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkralarının Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. ... kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 ...
Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması,
yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması; keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınması; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanması; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılması; varsa, zilyetlik tanıklarının taşınmaz başında dinlenmesi; zilyetliğin ne zaman başladığı,
kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp tesbit tarihine kadar katılan yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi. 3402 ... Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3/7/2005 tarih ve 5403 ...
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ..., ..., ..., ... ve müdahil davacı ...’in davalarının reddine, Meşeyolu Köyü 101 ada 2 nolu parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tescilene karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asli müdahil ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil ... temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın eskiden beridir kullanıcısı olduğunun mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin tapuda şahıslar adına kayıtlı olması gözetildiğinde bölgenin orman olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, dayandığı vergi beyannamesinin de dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı, değilse asli müdahil yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 inci ve devamı maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu' nun 14 ve 17 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahilin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12748, K. 2023/4644, 25 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama