KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/12815 E., 2024/35 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tespite itiraz davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Tapulama çalışmaları sonucunda 65 parsel ..., 1.714,50 m2 alanlı, tarla vasıflı taşınmaz, T.evvel 325 23-24 nolu, K.evvel 338 788 nolu, Haziran 1927 120-121 nolu, Mayıs 1929 154-169-196 nolu tapu kayıtlarına istinaden davalılar adına 21.09.1965 tarihinde tespit edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili, tapulama müdürlüğüne hitaben sunduğu 28.12.1967 tarihli dilekçesinde, 65 parsel ... taşınmazın gerçek kişiler adına yapılan tespitine orman olduğu iddiasıyla itiraz etmiş, komisyon karar vermeye yetkili olmadığı gerekçesiyle dilekçeyi tapulama mahkemesine göndermiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz tespit dışı bırakılmasına dair verilen karar davalı Hazine tarafından temyiz edilmiş, hüküm Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince tutanakta isimleri yazılı kişilerin tümü karar başlağında gösterilmediği gibi, yargılama aşamasında da kendilerine usulüne uygun tebligat yapılmadan davanın sonuçlandırıldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı kabul edilse ve tespit maliklerinin tanınmayıp dava konusu taşınmazın tespit malikleri dışında başka kişilerce kullanıldığı anlaşılmış olsa dahi dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması, ziraat bilirkişi raporuna göre de kadimden beri tarım arazisi olduğunun anlaşılması,
taşınmaza zilyet olan kişiler tarafından açılmış bir dava bulunmadığından davacının talebi doğrultusunda inceleme yapılması gerektiği açıklanarak davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ancak bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi ve tespit maliklerinin bir bölümünün karar başlığında gösterilmemesi usul ve kanuna aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kabule göre de, dava konusu taşınmaz birden fazla tapu kaydına istinaden davalılar adına tespit edildiği halde, İlk Derece Mahkemesince icra edilen keşifte ayrıntısı keşif zaptında yer almayan ve yalnız iki sınırı uyduğu tespit edilen bir tapu kaydı uygulanmıştır. Öte yandan, dava konusu taşınmaz hakkında yapılan orman araştırması hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, eldeki davanın aktarılan dava niteliğinde olduğu dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesince yeniden mahallinde keşif yapılmalı, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ile dava konusu taşınmaza uygulanan tüm tapu kayıtları, tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri, komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen,
davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116, 4785 ve 5658 ...
Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli,
taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ...
Kanun) 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli, taşınmazın orman olduğunun tespiti halinde orman vasfıyla Hazine adına, orman olmadığının tespiti halinde belirlenen niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12815, K. 2024/35, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama