İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13247 K.2024/6405

Taraflar arasında Mahkemece görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2021/13247Karar2024/6405Tarih6 Kasım 2024Okuma10 dk · 1.923 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/13247 E., 2024/6405 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2024
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
1996/3 E., 2018/9 K.
Hüküm
Davanın kısmen Kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.923 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında Mahkemece görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili, davalı ... ve ... vekili, asli müdahil ... ve vasisi, asli müdahiller ... Tarım ve Hayvancılık İşletmeleri A.Ş. ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi (Kadastro tespiti sırasında ... İlçesi sınırları dahilinde) 6 parsel sayılı 789.375,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz (uygulama kadastrosunda 6 parsel sayılı 838.933,18 metrekare) tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla paylı olarak ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde, 6 parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bataklık hali ve kamışlıktan ibaret bulunan hali arazi olduğunu ve üzerinde her hangi bir sürümün bulunmadığını belirterek taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, taşınmazın tespite esas alınan tapu kayıtları ile 1937 tarihli ve 47/71 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında olup taşınmazın bataklık vasfında olmayıp kendi zilyetliklerinde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Asli müdahil ...'nın 06.02.2008 tarihli, asli müdahil ... Tarım ve Hayvancılık İşletmeleri A.Ş. vekilinin 31.10.2013 tarihli, asli müdahil ...'nın 08.11.1999 tarihli ve asli müdahil ...'ın 13.11.2008 tarihli müdahale dilekçelerinde, 6 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden hisseler satın aldıklarını belirterek hisselerinin adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "davalı tarafın dayandığı tapu kaydının taşınmazının tamamını kapsadığı ve taşınmazın bataklık olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10.11.1960 tarihli ve 1960/10429 Esas, 1960/8807 Karar sayılı kararıyla "davalıların tespite esas olan Mayıs 1930 tarihli ve 14 sıra numaralı tapu kaydının sınırlarının gayri sabit ve tevsiiye müsait olduğundan tapuda yazılı miktara itibar edilmesi gerektiği ve tapunun sabit sınırlar ile irtibatının kesilmeyecek şekilde hüküm tesis edilmesi gerektiği" gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "... Köyü 6 parselin yapılan ilk tespiti sırasında 5602 sayılı Yasanın 12. maddesi, 766 sayılı Tapulama Kanunun 21. maddeleri gereğince tutanağın en az 3 bilirkişi ile tanzim edilmesi gerektiği halde tespit tutanağının 2 bilirkişi ile tanzim edildiği, bu nedenlerle tutanağın usulüne uygun şekilde düzenlenmediği" gerekçesiyle tespit tutanağının yeniden ikmali için ...

Tapulama Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 08.05.1978 tarihli ve 1978/3468 Esas, 1978/6891 Karar sayılı kararıyla "tapulamanın 5602 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle yapıldığı, 2 bilirkişi ve muhtar, teknisyen ve yardımcısı tarafından oluşturulan ekip tarafından tutanağın düzenlendiği, 5602 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinde teknisyen ve yardımcısı dışındaki görevli sayısının belirtildiğini ve muhtarda dahil edilerek 3 kişilik bir ekipten söz edildiği,

tapulama tutanağında iki bilirkişi gösterilmiş olmasını yasaya aykırı kabul edilerek mahkemece işin tapulama müdürlüğüne geri çevrilmesinin isabetli bulunmadığı" gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda "nizalı taşınmazın tespitine esas tutulan tapu kaydının sınırlarının sabit olduğu, genişletilmeye elverişli bulunmadığı, kuzey sınırında okunan ...'ın bir bataklık olmayıp mevkii adı olduğu, çekişmeli taşınmazın kuzey sınırında şimdiye kadar bir bataklığa rastlanmadığı, ... diye bir bataklığın bulunmadığı" gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının reddine, 6 parselin tespit gibi hisseleri oranında davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, temyiz edilmesi üzerine,

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 22.12.1988 tarihli ve 1987/22227 Esas, 1989/21568 Karar sayılı kararıyla "mahkemece tapu kaydının değişmez sınırlı olarak nitelendirilmesinin dosya kapsamına ve toplanan delillere aykırı olduğu, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının değişebilir sınırlı olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, tapu kaydının 80 dönüm olup miktarının Mayıs 1926 tarihli ve 3 numaralı kayıtta belirtildiği üzere, 73.520,00 metrekareye tekabül ettiği, Hazine tarafından kamulaştırılan bölüm çıkarıldıktan sonra davalıların tapusunun miktarının 59.076,00 metrekare kaldığı,

kaydın ihdas tarihinden tespit tarihine kadar 20 yılı aşkın bir sürenin geçtiği ve taşınmazın bataklık olmayan bölümlerinin davalılar tarafından kullanıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, sabit hudutlardan bağlantısı kesilmeyecek şekilde tapu kaydı kapsamı 59.076,00 metrekare, tespit tarihi itibariyle zilyetlikle iktisap edilebilecek 100.000,00 metrekare olmak üzere taşınmazın toplam 159.076,00 metrekarelik miktarındaki bölümün ifrazen payları oranında davalılar adına,

bakiye bölümün ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğuna" değinilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.12.1995 tarihli ve 1995/6053 Esas, 1995/7573 Karar sayılı kararıyla "kadastro tutanağında işaret olunan 10/21 tahrir nolu vergi kaydının çekişmeli parseli kapsamadığının mahkemece doğru olarak belirlendiği,

davalıların yargılama sırasında 47/71 nolu vergi kaydına dayandıkları, vergi kaydının ihdasına ilişkin kayıt fotokopileri ile vergi kaydına ait fotokopilerin getirtilmek suretiyle kaydın ihdasından sonra vergi kaydının mevkii miktar ve sınırları ile yüzölçümünde değişiklik olup olmadığı, değişiklik var ise yasal dayanağının bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi incelemesinin yaptırılmadığı ve vergi kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediğinin Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Özel İdare Müdürlüğü'nden sorulmadığı, revizyon görmüş ise ilgili parsellere ait tutanak örneklerinin getirtilerek incelenmediği,

taşınmazın 01.08.1983 tarihinde düzenlenen krokide (H), (F), (E) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümleri ile (C) harfi ile gösterilen ...

Höyüğü ve koruma alanlarının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği, krokide (İ) harfi ile gösterilen bölümün değişebilir sınırlı tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu bölümün payları oranında kayıt malikleri adına tesciline karar verilmesi gerektiği, ayrıca davalıların dayandığı 47/71 tahrir nolu vergi kaydının başka parsellere revizyon görmemesi ve zilyetlikle birleşmesi durumunda vergi kaydı kapsamına giren ve biraz önce izah edilen kısımlar dışında kalan (A),

(B) ve (G) harfleri ile gösterilen bölümlerin 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 33. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap şartlarının oluşması halinde payları oranında davalılar adına tescilinin mümkün olduğu, bu sebeple mahallinde keşif yapılarak bu vergi kaydının kapsamının belirlenmesi,

krokide (A), (B) ve (G) harfleri ile gösterilen bölümler üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi konusunda yerel bilirkişilerden tespit tarihi olan 1957 tarihine kadar 766 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinde öngörülen iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek Yargıtay bozma ilamının kaldırılarak Mahkeme kararının belirtilen şekilde bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "Mahkemece yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişinin, hudutlar itibariyle vergi kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığını, tespit maliklerinin dava konusu yerin içerisinde 01.08.1983 tarihli ...'a ait krokide (A), (B) ve (G) ile gösterilen kısımları kullandıklarını beyan ettikleri, ziraat bilirkişisinin raporunda, 01.08.1983 tarihli ...'a ait krokide (A), (B) ve (G) ile gösterilen kısımların tarım arazisi vasfında bulunduğu ve bu kısımların zilyetlik ile kazanıma uygun olduğunun belirtildiği,

davalıların dayanağı 47/71 numaralı vergi kaydının kurumlardan yapılan araştırmada herhangi bir parsele revizyon gördüğünün tespit edilemediği, mahallinde yapılan keşifte mahalli bilirkişi, vergi kaydının 01.08.1983 tarihli krokide (A), (B) ve (G) ile gösterilen kısımları kapsadığını, mahalli bilirkişinin yaşı itibariyle bu yerin 1938-1940 yıllarından beri kullanıldığını, bu yıllarda ..., ..., ... tarafından çeltik ekerek kullanıldığını, tespit maliklerinin bu yeri kullandığını beyan ettiği, tespit maliklerinin dayanağı olan vergi kaydının sınırlarının gayri sabit olduğu ve dolayısıyla miktarı ile geçerli olacağı,

01.08.1983 tarihli krokide (I) ile gösterilen 20.03.2018 havale tarihli fen bilirkişisinin raporunda 59.000,00 metrekarelik kısmın sabit sınırdan başladığı kabul edilerek onun devamı olan aynı krokide (B) ile gösterilen kısımda zilyetlikle birleşen vergi kaydına değer verilmesi gerektiği, 766 sayılı Kanun'un 33. maddesi de nazara alındığında 100.000,00 metrekarelik yerin yani 20.03.2018 havale tarihli raporda (B) ile gösterilen kısımda tarla vasfı ile tespit maliklerinin hisseleri oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği,

01.08.1983 tarihli krokide (I) ile gösterilen 20.03.2018 havale tarihli raporda 59.000,00 metrekarelik kısmı davalılara ait tapu kaydı kapsamında kaldığı ve tapu kaydının sınırlarının gayri sabit olduğu, bu sebeple miktarı ile geçerli olacağı, 01.08.1983 tarihli krokide (H) ile gösterilen 20.03.2018 havale tarihli raporda 186.033,59 metrekarelik yerin, 01.08.1983 tarihli krokide (F) ile gösterilen 20.03.2018 havale tarihli raporda 84.504,81 metrekarelik yerin, 01.08.1983 tarihli krokide (D) ile gösterilen 20.03.2018 havale tarihli raporda 13.708,47 metrekarelik yerin,

01.08.1983 tarihli krokide (E) ile gösterilen 20.03.2018 havale tarihli raporda 23.013,21 metrekarelik yerin Yargıtay bozma ilamına göre ... Bataklığı ile ...

Gölü olarak belirtilen arazi kapsamında kaldığı, bu bölümlerdeki zilyetliğin hark açıldıktan sonra 1950 yılında makineli tarıma geçme ile birlikte başladığı ve tespit tarihine kadar bu bölümler üzerindeki zilyetliğin 20 yılı doldurmadığı, ayrıca sazlık ve bataklıkların doğal yapıları ve nitelikleri itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz mallardan olmaları, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmaları ve özel mülkiyet şeklinde tapuya tescil edilmeleri mümkün bulunmadığı, 01.08.1983 tarihli krokide (C) ile gösterilen 20.03.2018 havale tarihli raporda 37.598,34 metrekarelik yerin ...

Höyüğü ve koruma alanı olması, özel mülkiyete konu olamayacağı ve müdahil ..., ..., ..., ...nin ise dava konusu parselde bulunan tespit maliklerinin hisselerini satın aldıklarını beyan edip dosyaya müdahil olarak dahil olmuşlarsa da satışların tespit sonrasında gerçekleşmiş olması,

müdahillerin adlarına tapuya tescil talepleri bulunması sebebiyle Tapulama Kanununun 48. maddesine (Kadastro Kanunu 26. madde) göre kadastro tespitinden sonra gerçekleşen işlemler ile ilgili mahkemenin görevli olmadığı" gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, müdahil ..., ..., ..., ...nin talepleri hakkında mahkemenin görevsizliğine, dava dosyasının HMK'nun 20 nci maddesi gereğince görevsizlik kararının verilen karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren;

kanun yoluna başvurulmuşsa da bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde talep halinde yetkili ve görevli Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aski takdirde mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına, 6 parsel sayılı taşınmazın 01.08.1983 tarihli fen bilirkişisi raporunda (H) ile gösterilen kısmın 20.03.2018 havale tarihli sayısallaştırılan krokide 186.033,59 metrekarelik bölümün.

(F) ile gösterilen kısmın 20.03.2018 havale tarihli krokide 84.504,81 metrekarelik bölümün (D) ile gösterilen kısmın 20.03:2018 havale tarihli krokide 13.708,47 metrekarelik bölümün ve (E) ile gösterilen kısmın 20.03.2018 havale tarihli krokide 23.013,21 metrekarelik bölümlerin sazlık vasfı ile adanın son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya tescillerine, 01.08.1983 tarihli raporda (C) ile gösterilen kısmın 20.03.2018 havale tarihli krokide 37.598,34 metrekarelik bölümün höyük vasfı ile adanın son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya tesciline,

01.08.1983 tarihli raporda (A) ile gösterilen kısmın 20.03.2018 havale tarihli krokide 106.108,80 metrekarelik bölümü ile (G) ile gösterilen kısmın 20.03.2018 havale tarihli krokide 186.931,12 metrekarelik bölümün tarla vasfı ile adanın son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya tesciline,

01.08:1983 tarihli raporda (I) ile gösterilen kısmın 20.03.2018 havale tarihli krokide 59.000,00 metrekarelik bölümü ile (B) ile gösterilen kısmın 20.03.2018 havale tarihli krokide 100.000,00 metrekarelik bölümün tarla vasfı ile 6 parsel olarak bırakılarak tespit maliklerinin mirasçılarının toplam 663.552 hisse kabul edilerek hisseleri oranında hüküm yerinde belirtilen hisselerle ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, davalı ... ve ... vekili, asli müdahil ... ve vasisi, asli müdahiller ...

Tarım ve Hayvancılık İşletmeleri A.Ş. ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili, davalı ... ve ... vekili, asli müdahil ... ve vasisi, asli müdahiller ...

Tarım ve Hayvancılık İşletmeleri A.Ş. ile ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 383,20 TL'nin temyiz eden ... Tarım ve Hayvancılık İşletmeleri A.Ş. İle ... ile ...'ndan ayrı ayrı alınmasına,

427,60 TL peşin harcın temyiz eden ...'dan alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13247, K. 2024/6405, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13247
Karar No
2024/6405
Tarih
6 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13250 K.2024/6682
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/13250 K.2024/9683
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13251 K.2024/6588
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13255 K.2024/6291
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13259 K.2024/6477
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/13259 K.2024/11393

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.