İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13334 K.2022/7999

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen hükmün davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, davacılar vekilinin temyiz istemi ek karar ile…

Esas2021/13334Karar2022/7999Tarih13 Ekim 2022Okuma11 dk · 2.161 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/13334 E., 2022/7999 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ekim 2022
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Dava türü
Kadastro Tespitine İtiraz
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.161 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen hükmün davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, davacılar vekilinin temyiz istemi ek karar ile reddedilmiş olup, temyizin reddine dair ek kararın davacılar ... ve arkadaşları vekilince temyiz edilmesi sonrası dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl ve birleşen dava dosyalarında davacılar, miktar fazlası olarak komisyon kararı ile Hazine adına yapılan tespitlerin iptali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak edinme koşulları oluştuğu iddiası ile taşınmazların adlarına tesciline karar verilmesini isteyerek ayrı ayrı dava açmışlar; bu davalar Mahkemece birleştirilmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda 27.11.2002 tarihinde 253 ada 48 parsel ile 255 ada 50 parselin (B) harfi ile gösterilen kısma yönelik davanın reddine, diğer taşınmazlara yönelik davaların kabulüne, 253 ada 48 parsel ve 255 ada 50 parselin fenbilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının tespit gibi tesciline, 255 ada 50 parselin (A) harfi ile gösterilen 46999,76 m2'lik kısmının davacılar ... ve 23 arkadaşı adına, diğer taşınmazların ise zilyetleri davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Anılan hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.12.2003 tarihli ve 2003/2782 Esas, 2003/3722 Karar sayılı ilamı ile "253 ada 48 parsel sayılı taşınmazın davalı olduğundan söz edilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edildiği, Mahkemece bu dava dosyasının getirtirtilip incelenmediği, davanın kadastro tespitlerinin yapıldığı günden önce açılıp açılmadığının belirlenmediği,

kadastro tespitlerinin yapıldığı günden önce açılan bir dava olduğu takdirde görevsizlik karari ile kadastro mahkemesine aktarılması gereken bir dava olduğunun düşünülmediği belirtilerek; o halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Asliye (Hukuk ) Mahkemesinin 1985/26 Esas sayılı dava dosyası getirtilerek incelenmesi, derdest olup olmadığının belirlenmesi, derdest ise görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmasının sağlanması, görevsizlik kararının işten el çekme niteliğinde olduğu dikkate alınarak bu kararın taraflarına tebliğ edilerek kesinleştirilmesi,

bundan sonra dava konusu taşınmazların tespit tutanaklarının aktarılan dava dosyasi ile birleştirilmesi, askı ilanları yapılmadan kadastro hakiminin duruşmaya başlayamayacağı dikkate alınarak yöntemine uygun şekilde askı ilanlarının yaptırılması, tespitten önce Asliye Mahkemesine açılan 1985/26 Esas sayılı dava derdest bulunmadığı takdirde başka bir anlatımla görülmekte olan bir dava niteliğinde değilse aktarılacak bir dava bulunmadığının dikkate alınması ya da uyuşmazlığın esası hakkında hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise bu dava dosyası eki ilam ve dayanağı haritanın yerine uygulanması,

özellikle 1985/26 Esas sayılı dava dosyasının açılmamış sayılmasına karar verildiğinin belirlenmesi halinde aktarılması gereken bir dava bulunmadığının ve oluşturulan komisyon kararının hukuksal değer taşımadığının, aktarılan davanın kapsamı olan taşınmazların tutanaklarının da olağan yönteme göre kadastrosunun tamamlanması için tutanak ve eklerin Kadastro Mahkemesine geri çevrilmesine karar verileceğinin düşünülerek keşif yapılıp uzman bilirkişiden rapor alınması ve komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanakları belgelerle denetlenmesi,

bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak devam olunan yargılama sonunda; davacıların 255 ada 50 nolu parsele yönelik davalarının kısmen kabulü ile 05.07.2002 havale tarihli raporlarına ekli krokide A harfi gösterilen 46.999,76 m²'lik alanın Hazine adına olan tapusunun iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle eşit hisselerle davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, davacıların bu taşınmaza yönelik aynı tarihli krokide teknik bilirkişilerce B harfi gösterilen kısma yönelik taleplerinin reddine, bu kısmın tespit gibi tesciline, diğer taşınmazlar yönünden davaların ayrı ayrı kabulü ile dava konusu taşınmazların davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

Hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmekle Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.06.2011 tarihli ve 2010/4642 Esas, 2011/3874 Karar sayılı ilamı ile temyiz istemine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir:

"- Davacılar ... ve arkadaşlarının 50 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi tarafından düzenlenen 05.07.2002 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen Hazine adına tescile karar verilen taşınmaz bölümü ile ilgili oluşturulan önceki günlü 27.11.2002 tarihli ve 1993/7-2002/5 Esas-Karar sayılı hükmü temyiz etmediklerinden önceki günlü hüküm adı geçenler yönünden kesinleşmiştir. Sonraki günlü hükümle de aleyhlerine herhangi bir hukuksal durum yaratılmamıştır. Bu nedenle davacılar ... ve arkadaşlarının 50 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü ile ilgili oluşturulan hükme yönelik temyiz inceleme istemlerinin reddine,

- Davacılar ... ve arkadaşlarının diğer temyiz itirazları ile davalı Hazinenin temyiz inceleme istemlerine gelince. Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir.

Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.

Hükmüne uyulan 22.12.2003 tarihli ve 2003/2782-3722 Esas-Karar sayılı bozma ilamında özetle '253 ada 48 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1985/26 Esas sayılı aktarılan davanın kapsamının belirlenmesi, davacılar ile davalı Hazinenin dayandıkları tapu kayıtlarının usulüne uygun şekilde mahallinde uygulanması, kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümleri yönünden zilyetlik araştırması yapılması' gereğine değinilmiştir.

Mahkemece aktarılan davanın kapsamının 253 ada 48 parsel sayılı taşınmaz olduğu belirlenmişse de.

Kadastro Mahkemesinin 2001/2 Esas, 2003/1 Karar sayılı, 05.03.2003 tarihli ilamının yargı denetiminden de geçerek kesinleştiği belirtilmek suretiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, ancak taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi 2003/2782-3722 Esas-Karar 22.12.2003 tarihli bozma ilamında da belirtildiği şekilde tapu kaydı uygulanmadan ve kapsamları belirlenmeden ve yine zilyetlik araştırması yapılmadan, bozma gerekleri de yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur.

Davacılar, tapu kayıtlarına dayanmaktan vazgeçtiklerini belirtmişlerse de; kayıtlar lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil eder. Bu nedenle davacılar ile davalı Hazinenin dayandığı tapu kayıtları uygulanarak tapu kayıtlarının kapsamları belirlenmeli, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğu gibi dava konusu 253 ada 48 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili Kadastro Mahkemesinin 05.03.2003 tarihli ve 2001/2 Esas, 2003/1 Karar sayılı kesin hüküm gerekçesiyle dava reddedildiğine göre, kesin hükme göre belirlenecek hak sahipleri adına hüküm kurulması gerekirken tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi söz konusu ilamda davacı ... ve arkadaşları taraf olmadığından anılan davacılar yönünden kesin hüküm niteliğinde olmadığı ancak güçlü delil niteliğinde olabileceği gözardı edilmiştir.

Öte yandan davacılar lehine 633.849,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümüne ilişkin tescil hükmü zilyetlik araştırması yapılmadan kurulmuştur.

- Diğer taraftan hüküm kurulurken yanılgı ile;

1.Hüküm fıkrasının 2. bendinde, 255 ada 28 parsel sayılı taşınmaza yönelik sadece davacı ... ’nın davası olduğu halde, söz konusu taşınmaza ilişkin davası olmayan ... hakkında da tescil hükmü kurulması,

2.Hüküm fıkrasının 15. bendinde 255 ada 34 parsel sayılı taşınmaza yönelik davacılardan ...’nın adının, ... olarak yazılması,

3.Hüküm fıkrasının 16. bendinde davacı ...’nun dava konusu ettiği taşınmazlar, 253 ada 47 ve 255 ada 26 parsel sayılı taşınmazlar olduğu halde haklarında hüküm fıkrasının 32 ve 36. bendlerinde de tescil hükmü kurulan 255 ada 47 ve 253 ada 26 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulması,

4.Hüküm fıkrasının 21. bendinde davacılar , ..., ... ve .......’nın dava konusu ettiği taşınmaz 255 ada 45 parsel sayılı taşınmaz olduğu halde, hüküm fıkrasının 20. bendinde hakkında hüküm kurulan 255 ada 40 parsel sayılı taşınmaz hakkında yeniden tescil hükmü kurulması,

5.Hüküm fıkrasının 45.bendinde davacılar ... ve ........,’nın dava konusu ettiği 253 ada 35 parsel sayılı taşınmaz olduğu halde, hüküm fıkrasının 10. bendinde hakkında hüküm kurulan 255 ada 35 parsel sayılı taşınmaz hakkında yeniden tescil hükmü kurulması,

6.Hüküm fıkrasının 52. bendinde 254 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verildiği halde, .... mirasçısı ... mirasçısı ......, hakkında tescil hükmü kurulmadığı gibi varsa gerekçesinin belirtilmemesi dahi isabetsiz olduğundan Hazine ve davacıların temyiz itirazları kabul edilerek mahkeme kararı bozulmuştur."

Mahkemece, anılan bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda. 253 ada 48 parsel yönünden davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, Mahkemenin 16.04.2010 tarihli ve 2004/1 Esas, 2010/122 Karar sayılı hükmün.

1., 3., 4., 5., 6, 7., 8. ,9., 10., 11., 12., 13., 14., 17., 18., 19. , 20., 22., 23., 24., 25., 26., 27., 28., 29., 30., 31., 32., 33., 34., 35., 36., 37., 38., 39., 40., 41., 42., 44., 46., 47., 48., 49., 50., 51., 53., 54., 55. ve 56. fıkralarını içerir hükümlerin kesinleştirme işlemlerinin yapılarak gerekli tescil işlemlerinin yapılmak üzere ilgili parsellere ilişkin evrakların Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine.

255 ada 50 nolu parsele yönelik "B" harfi gösterilen kısma yönelik taleplerinin reddine, bu kısmın tespit gibi tesciline yönelik hüküm kesinleştiğinden kesinleştirme işlemlerinin yapılarak gerekli tescil işlemlerinin yapılmak üzere ilgili parsellere ilişkin evrakların Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine; bozma ilamında değinilen maddi hatalar düzeltilerek bu hüküm fıkraları hakkında yeniden hüküm kurulmuş olup verilen karar, davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Öte yandan Mahkemece, ek karar ile davacılar vekilinin temyiz istemi verilen hükmün kesinleşmiş olduğu gerekçesi ile reddedilmiş olup temyizin reddine dair ek karar, davacılar ... ve arkadaşları vekilince temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1.Davacılar vekilinin temyizi yönünden; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre davacılar vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden;

Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma ilamına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma ilamında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).

Mahkemenin, Yargıtayın bozma ilamına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma ilamı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Bozma ilamına uymuş olan mahkeme müktesep hak teşkil eden kısımlar hakkında yeniden inceleme yapamaz. Bir başka anlatımla, bozulmamış kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02,1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Mahkemece, bozma sonrası hüküm kurulurken usulü müktesep hakkı nazara alarak hüküm kurulması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta, mahkemece verilen önceki iki kararda ilkini sadece davalı Hazine vekili ikinci kararı ise bir kısım davacılar vekili ile davalı Hazine vekili temyiz etmiş olup, bozma ilamlarında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen reddedildiğine veya verilen kararların kısmen onandığına dair bir ibare mevcut değildir.

Öncelikle 253 ada 48 parsel sayılı taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edildiği, iş bu parsele yönelik davanın kadastro tespitinden önce açılıp açılmadığı ve karar verilip verilmediği gibi hususların araştırılması ve davaya konu taşınmazın kapsamının belirlenmesi, dayanılan tapu kayıtlarının uygulanması,

zilyetlik araştırması yapılması gibi hususlara değinilerek mahkeme kararı bozulmuş, ikinci bozma ilamında ise uyulan bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesi ile yine eksik araştırma ve incelemeye dayalı mahkeme kararı bozulmuştur.

Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu bozma ilamının sadece 253 ada 48 parsel sayılı taşınmaza yönelik olduğu, diğer taşınmazlara yönelik herhangi bir bozma yapılmadığı kabul edilerek 253 ada 53 parsel yönünden tefrik kararı verilmiş, diğer parseller yönünden ise daha önce verilen kararın kesinleştiği gerekçe gösterilerek parsel tutanaklarının gerekli işlemler yapılmak üzere tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. Ancak verilen karar dosya kapsamına ve daha önce verilen iki kararın bozulmasına dair Yargıtay bozma ilamlarına aykırılık teşkil etmektedir.

Şöyle ki; tefrik kararı verilen 253 ada 48 parsel dışında 253 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 11, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47 parseller. 254 ada 1, 2, 3, 4, 6 ve 8 parseller. 255 ada 2,4, 18, 20, 22, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 31, 32,33, 34, 35, 37, 40, 41, 44, 45, 46, 47 ve 48 parseller dava konusu olup komisyon kararı ile Hazine adına tespit edilmiştir.

Bozma ilamlarında açıkça aktarılan dava kapsamında kaldığı mahkemece kabul edilen 253 ada 48 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan dava konusu diğer taşınmazlar hakkında bir değerlendirme yapılmamış, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle 253 ada 48 parsel hakkında kadastro tespitinden önce dava açılıp açılmadığı, açılmış ise karar verilip verilmediği, davaya konu taşınmazın kapsamının belirlenmesi gibi hususların üzerinde durulması daha sonra dava konusu taşınmazların tamamı hakkında araştırma yapılarak karar verilmesi gereğine değinilmiştir.

Buna göre mahkemece yapılacak iş; öncelikle tefrik kararı verilen 253 ada 48 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilecek karar diğer dava konusu taşınmazları etkileyeceğinden dosya karara çıkmamış ise birleştirme kararı verilmesi, karara çıkmış ise sonucunun beklenilmesi, daha sonra Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2.12.2003 tarihli ve 2003/2782 Esas, 2003/3722 Karar sayılı ilamı ile 07.06.2011 tarihli ve 2010/4642 Esas, 2011/3874 Karar sayılı ilamlarında değinildiği üzere.

253 ada 48 parselin malik hanesinin davalı olduğu gerekçesi ile boş bırakılması nedeni ile bu parsel hakkında kadastro tespitinden önce dava açılıp açılmadığı, açılmış ise verilen kararın mahiyetine göre gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, dava konusu taşınmazın kapsamının belirlenmesi, bundan ayrı olarak davacılar ile davalı Hazinenin dayandığı tapu kayıtları uygulanarak tapu kayıtlarının kapsamları belirlenmesi, tapu kayıtları kapsamı dışında kalan kısımlar için zilyetlikle edinilecek miktarlar da dikkate alınarak zilyetllik araştırması yapılması,

bu incelemelere yapılırken komşu parsel tutanakları ile dayanakları da getirtilerek denetime elverişli şekilde taşınmazlara uygulanması ve tüm bu araştırma ve incelemeler neticesinde oluşacak sonuca göre bir karar verilmesidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz itirazlarının yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerler reddi ile 22.03.2017 tarihli ve 2011/27-2017/2 sayılı ek kararın ONANMASINA, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 13.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13334, K. 2022/7999, 13 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13334
Karar No
2022/7999
Tarih
13 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/13337 K.2022/13354
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/13354 K.2022/11448
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/13360 K.2022/8790
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/13361 K.2022/12538
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/13362 K.2022/11453
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/13364 K.2022/11459

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.